SAÇ DÖKÜLMESİ VE SEBOREİK DERMATİT OLANLAR BURAYA!!!

yagli-egzama

herkese merhabalar;

baştan belirteyim uzun bir yazı olacak. bu hastalıktan muzdarip olanlar ve gerçekten çözüm arayanlar buyursunlar. şunuda söyleyeyim size şampuan tavsiye etmeyeceğim. bu illet hastalık nedir nerden gelir nereye gider onu anlatacağım...

bu hastalıktan birbuçuk yıldır muzdaribim. bir adı seboreik dermatit diğer adı yağlı egzama. 
Ömer Asaf'ın doğumundan 6 ay sonra başladı. kafamın arkasında saçlı derinin bitiminde yaralarla beraber şiddetli kaşıntı ve döküntü başladı. kaşıdıkça yaralar kanayıp, döküntüler oluyordu. aynı zamanda şakaklarımda ve kulak arkasındada aynı yaralardan çıktı. ben çok problem yapmadım doğum sonrası klasik saç dökülmesidir diye düşündüm. zaman geçtikçe saçımın dökülmesi dahada şiddetlendi. yaralar dahada genişledi. 
bende dermatoloji (cildiye) doktoruna gittim. doktor seboreik dermatit teşhisi koydu. bu ara stresli bi dönem geçirdinmi dedi ben bu soruya çok gülerim :) stressiz hayat yaşayan varmıki??? tabiki bende stresli dönemler geçirdim geçiriyorum ve geçiricem...doktor bu hastalık geçmez ama ara ara atak yapar yani bu hastalık artık ölene kadar seninle dedi. bana klasik reçete ketoral ve dermovate losyon verdi. açıkçası ben yine önemsemedim. dermovate kortizonlu diye kullanmak istemedim sadece şampuanı kullandım. ilk iki yıkamada biraz rahatlar gibi olsada sonra tam gaz sorunlar devam etti. 

bu arada yazın ortası oldu ben diyetisyene başladım arkasından tatil deniz derken biraz saçım rahatladı birazda ben rahat davrandım. tabi bu arada iki çocuk oluncada insan kendi derdiyle fazla meşgul olamıyor. ama aynaya her baktığımda saçımın kahkül kısmında derilerin parladığını görmek acı gerçeği yüzüme vuruyordu. resmen kelleşmeye başladım. abartısız söylüyorum saçımın yarısını kaybettim.

birbuçuk yıl boyunca sayısız doktora ve profesöre muayene oldum. sayısız tahliller yapıldı. tahlillerimin hepside normal çıktı. çok ilginç alakasız teşhis koyanlar oldu. saçma sapan ilaçlar ve şampuanlar yazanlar oldu. bu hastalık sayesinde sağlık sektörünün geldiği acı vahim duruma şahit oldum. doktorlara karşı saygımı yitirdim. maalesef sağlık sektörü artık ticarete dönüşmüş. ticarethane ve tüccarlar piyasası olmuş. ama mesleğini hakkını vererek yapanlarada saygı duyuyorum. 

netice itibariyle hastalığın bendeki yansıması şu şekildeydi; 
-saçımdaki yaralar geniş geniş değilde sivilce şeklinde çıkmaya başladı
-kaşıntım çok çoğaldı
-düşen saçlarımın kökleri toplu iğne ucu görünümündeydi
-saçlarımı kaşıdığımda tırnaklarımın arasına kum tanesi gibi şeyler doluyordu
-saçlarım aşırı yağlanıyordu ve terliyordu
-saç diplerim berbat kokuyordu
-saçlı deri dehşet derecede acıyordu saçlarımı sağdan sola oynatamıyordum

hastaneye eczaneye tahlillere harcadığım bir çuval paradan sonra artık kendime dur dedim. dur Ayşe ben ne yapıyorum. kim ne dese alıp içiyorum kafama sürüyorum. sonuç ne kocaman bir sıfır. en üstteki resimde gördükleriniz kullandığım ürünlerin sadece küçük bir kısmı. inanın denediğim şeyleri yazsam roman olur o yüzden ayrıntıya girmeden devam edicem. 

bu arada bütün bunları yaşarken diğer taraftanda idrar yolu enfeksiyonum hiç geçmiyordu. sürekli sancı çekiyorum doktora gidiyorum ilaç kullanıyorum. ilaç bitiyor tekrar tahlil yapılıyor yine enfeksiyon devam ediyor.
bende yine oturdum internetin başına bitkisel çözümler arıyorum. derken o site senin bu site benim gezerken CANDİDA MANTARI diye bir şeyle karşılaştım. en sonunda Ahmet Maranki'nin bu mantarla ilgili çok uzun bir yazısına rastladım. yazıyı okudukça şok yaşadım çünkü resmen beni anlatıyordu. aslında beni ve birçok tanıdığım insanın son zamanlarda yaşadığı sıkıntıları anlatıyordu. okudukça meraklanıyordum okudukça üzülüyordum aynı zamandada bunu gördüğüm için şükrediyordum. yazımın sonunda size linkini vericem ve okumanız için yalvarıyorum.

okuduklarımın özeti bağırsaktaki bir mantar türünün hayatımızı mahvettiği sonucuna vardım. bu mantar şekerle besleniyor, antibiyotik ve paketli gıdalardaki maddeler tetikliyordu.

oturdum ve kendi kendime bi analiz yaptım. hastalıklarımın ve kilolarımın geçmişine gittim. ben bir kaç sene önce çalışırken çok düzenli besleniyordum ve çokta hareketli bi hayatım vardı vede sağlıklıydım zayıftım. sonra evlatlarım olmadan önce işten çıktım ve hamile kaldım. hamilelikte çok sağlam yedim. isteyerek yedim ve hiç sorun yapmadım doğumdan sonra kilolarımı veririm dedim. doğum yaptım emziriyorum dedim yedim tatlıları kiloları veremeden üstüne bidaha hamile kaldım. aynı döngüyü tekrar yaşadım. ikinci doğumdan sonra korkunç kilo aldım. 83 kiloya kadar çıktım. artık tatlıya dur diyemez yemeğe dur diyemez duruma geldim. resmen yemek yemek için yaşar oldum. işte hastalıklarım tamda bu anda patlak verdi.

yani ben olaya sadece kilo olarak bakarken aslında en kötü şeyi yaptım bağırsaklarımın dengesini bozdum. bağırsaklarımızda candida olup olmadığını anlamak için evde yapılabilen bir test var. onu uyguladım ve pozitif çıktı. artık problemimin ne olduğunu biliyordum. sıra geldi bundan sonra ne yapmam lazım???


omega-probiyotik-candida

öncelikle yanlış beslenmeye artık dur deme zamanı gelmiş geçiyor dedim ve beslenmeme çeki düzen verdim. 
-mümkün mertebe şeker ve hazır gıdalar yememeye çalışıyorum
-sabahları aç karnına elma sirkeli ılık su içiyorum (hazır sirke değil ev yapımı sirke)
-probiyotik kapsül ve kefir içiyorum
-çinko takviyesi alıyorum
-c vitamini takviyesi alıyorum
-omega takviyesi alıyorum









bu tarz hastalıklarda sadece hastalıklı bölgeyi iyileştirmek yada şampuandan medet ummak çok ama çok saçma. bütün hastalıklar iç organlarımızın dışa yansımasıdır. bunu kabul edip içteki sorunu bulup bunun için tedaviye başladıktan sonra sıra geldi dıştan ne yapabilirime?

maalesefki artık doktora gitmiyorum. klişeleşmiş kortizonlu ilaçları yazıcağını bile bile gitmeninde anlamı yok zaten.

bir süredir instagramda ARTDEHUİLE yağlarının etkilerini takip ediyordum. sevgili Hülya Kayhan aromaterapi yağlardan karışımlar hazırlıyor ve eğitim verdiği eczaneler vasıtasıyla bizlere ulaştırıyor.

evime yakın bir eczane buldum ve hastalığımı anlattım. saçımın resimlerini kendisine yolladım. öncelikle dıştan tedavi amaçlı 21 gün kullanmam gereken  bir karışım hazırlandı. bunun arkasındanda dökülen saçlarımın yerine gelmesi için bir karışım daha hazırlandı.

ben ilk karışımı 21 gün kullandım. gerçektende vadedildiği gibi kafamdaki bütün sorunlardan kurtuldum. kaşınmam durdu, dökülmem azaldı, saç köklerim düzeldi, saçlarımı kaşıdığımda tırnaklarıma hiçbirşey gelmedi, koku bitti. Rabbime şükürler olsun.

tamda bu sırada diş etimden ameliyat oldum ve doktor antibiyotik verdi. antibiyotiğe başladım 2. günde saçımda iki tane sivilce çıktı 3. gün saçım felaket döküldü 4. gün koku başladı. 
ama ben hiç üzülmedim nedenmi? çünkü artık sorunun ne olduğunu biliyorum demekki bağırsak floram bugüne kadar o kadar kötü olmuşki düzelmesi için zamana ihtiyacı var ve bu zaman zarfında ona iyi gelecek şeylere ihtiyacı var. demekki okuduklarım doğru !!!

artdehuile ailesinden birine ulaşıp bu durumu anlattım ve ekstradan ne yapabileceğimi sordum. bana hindistan cevizi yağını bir süre yememi tavsiye ettiler. ölçü veremeyeceğim çünkü her hastanın ilacı ve miktarı farklıdır.


sampuan-artdehuile-satinique

şampuan ne kullanıyorum diye soracak olursanız ben bol kimyasallı ürünlerden oldum olası nefret edenlerdenim. uzun süredir amway satinique şampuan ve saç kremini kullanıyorum. hacimlendirici şampuan ve dökülme karşıtı şampuanı dönüşümlü olarak kullanıyorum.. saçlarımdaki az miktardaki beyazlara kafayı taktığım içinde boya olarak yeni keşfettiğim keune tinta boyayı kullanıyorum.










inanın kafam hiç bu kadar rahat olmamıştı. karakterim gereği bir şeyi köküne kadar araştırıp kafamdaki sorunları çözmeden rahat edemeyenlerdenim. neyin neyden olduğunu bilince ne için savaş vereceğimi biliyorum ve sonuca ulaşmak kolaylaşıyor.

Ahmet Marankinin yazısının linkinide şuraya koyayım isteyenler okusunlar TIK TIK

arkadaşlar sizi sıkmamak için elimden geldiğince özet geçtim. çünkü ben birbuçuk senedir okadar çok yazı okudumki çok yoruldum. yağlı egzamadan muzdarip o kadar çok insan varki. maalesef bu hastalığı fırsat bilip para kazanmak uğruna insanlara iyi geleceğini vaadeden bir sürü gereksiz ürün var.  kafanıza takılan ne varsa sorabilirsiniz...


Rabbim hepimize şifalar versin 
Sağlıcakla kalın...









Selpak’tan Türkiye’de bir ilk: Selpak Yağ Emici Havlu Tek yaprakla 180 kilokaloriye kadar

                                       
 Vazgeçilmez lezzetlerden olan patates kızartması, mücver, köfte gibi yemekler yüksek kalori oranları sebebiyle sofralarda daha az yer alabiliyor. İşte tam bu durumlar için Selpak’tan yeni yağ emici havlu. Türkiye’de ilk ve tek olan Selpak Yağ Emici Havlu, tek yaprağıyla 180 kilokaloriye kadar yağı emer kızartmaların tadı da keyfi de size kalır.
                              
Bir boomads advertorial içeriğidir.

MAYASIZ POĞÇA

pogca-acma-hamurisi

habersiz gelen misafire, kahvaltıya, 5 çayına hızlı pratik lezzetli bir tarif. kıvamı kurabiye havasında kıyır kıyır ağızda dağılan poğça.

malzemeler

200 gr tereyeğı yada kaymak

1 yumurta akı (sarısı üzerine)

1 çay bardağı sıvıyağ

2 yemek kaşığı yoğurt

1 yemek kaşığı sirke

1 tatlı kaşığı tuz

1 yemek kaşığı şeker

1 paket kabartma tozu

un


içi için

beyaz peynir, kaşar peynir yada lor peynir


tereyağını oda sıcaklığına getiriyoruz. yumuşayan yağımıza yumurta akı sıvıyağ yoğurt tuz şeker ve sirkeyi ilave edip karıştırıyoruz. üzerine unu ve kabartma tozunu ekleyip yoğuruyoruz. kurabiye hamuru gibi olacak. unun miktarını yazmadım markasına göre değişkenlik gösteriyor. aşağı yukarı 13-15 yemek kaşığı un alıyor.

hamurumuzdan mandalina büyüklüğünde bezeler yapıyoruz. içine peynirli harcımızdan koyup şekil veriyoruz. yağlı kağıt serdiğimiz tepsimize diziyoruz. üzerine ayırdığımız yumurta sarısını sürüyoruz. hepsini tepsiye dizdikten sonra bıçakla üstlerine artı şeklinde çizik atıyoruz. isteğinize göre çörekotu yada susam serpebilirsiniz. 200 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyet şifa olsun...




BİTENLER DEĞERLENDİRME 4


banyo-dus-sac

MOMS GREEN EL SABUNU sıvı el sabunu biz bayanların dikkatini çeken ürünlerden. ben çok meraklıyım kokusu yumuşatması köpürmesi hepsine dikkat ederim. ama kızım büyüyüp banyoyu kullanmaya başlayınca biraz hassas davranmaya başladım. bu markanın çoğu ürününü severek kullanıyorum. içeriği temiz ve kokusuz olan bu el sabununu çocuklarıma güvenle kullandırıyorum.  

MOMS GREEN SAÇ KREMİ Hatice Sultanın saçlarını sadece şampuanla yıkamam yeterli olmuyor. saçları çok karıştığı için mecburen saç kremi kullanmam gerekiyor. içerik olarak güvenle kullandığım bir ürün oldu. kısa sürede yumuşatıyor. çok kullanışlı ve güzel severek kullanıyorum.

LE PETİT MARSEİLLAİS EL SABUNU SÜT benim son zamanlarda favorim olan marka. hem kokusu güzel hemde elleri kurutmuyor.

BATH & BODY WORKS DUŞ JELİ şişesini görünce bile kokusu burnuma geliyor. banyo sonrasında kokusunu koruyan bi duş jeli. bu mağazaya girince hepsini alasım geliyor ama tek tek deneyip keyfini çıkarmak en güzeli.

YVES ROCHER DUŞ JELİ kışın yaşadığım kuruluktan dolayı tercih ettiğim duş jelleri. gerçektende temizlerken nemlendirebiliyor. kokularıda güzel severek kullandım.

LAPİTAK AYAK KREMİ benim gibi gününüz sürekli ayakta geçiyorsa hele bide cilt tipiniz kuruysa topuk çatlakları kaçınılmaz oluyor. lapitak kremi her akşam yatmadan düzenli sürdüğümde topuklarımı tertemiz yapıyor. üşenmeyip kullandığım dönemlerde güzel sonuç alıyorum.

ALOE VERA DİŞ MACUNU maalesef temizlemesini ben beğenmedim. diş rengim beyaz olmasına rağmen fırçalama sonrası hafif sarılık kaldı. bittikten sonra bidaha almadım. 

SATINIQUE SAÇ MASKESİ bu markanın ürünlerini seviyorum. maskesini çok severek kullandım. şampuan sonrası kremle dönüşümlü kullandım. saç uçlarıma sürüp bekletip duruladım. saçları ipek gibi yumuşacık yapıyor. kokusuda çok güzel.


BİTENLER DEĞERLENDİRME 3

cilt bakimi-bakim

biten ürünler beklemekten sıkıldı bende onları görmekten sıkıldım. bir an önce ahvallerini bildirip çöp kutusunun yolunu tutmak istiyorlar :)

NİVEA VİSAGE TONİK bu toniği geçen sene tatile giderken almıştım. yanımda çok fazla bakım ürünü taşımamak için bunu tercih etmiştim. kısa vadede kullanmak için iyi ama cildi sorunlu olanların günlük bakımına uygun olduğunu düşünmüyorum. yine tatile çıkarken tercih edebilirim.

ARTİSTRY HYDRA V BESLEYİCİ JEL KREM TÜM CİLT TİPLERİ İÇİN en son kullandığım günlük bakım kremim. çok memnun kaldım severek kullandım. cildim kışın çok kuruyor yazında yağlanıyor aynı zamanda burnumun kenarları ve çenem yağlı ve siyah noktaya müsait. kremi sabah akşam cildimi temizledikten sonra kullandım. kullandığım zaman zarfında cildimde kuruluktan kaynaklanan pul pul görütüyü hiç yaşamadım. nemlendirirken yağlandırmadı ve vadettiği yumuşaklığı sağladı. tekrardan alıp kullanabilirim.

VASELİNE NEMLENDİRİCİ KREM yoğun kıvamına rağmen çok çabuk emiliyor ve hiç yağlı his bırakmıyor. gerçekten güzel ve kullanışlı bi krem. küçük boylarının olmasıda büyük avantaj.

BEPANTHOL CİLT BAKIM KREMİ bu markayı bilmeyen yoktur heralde. bebeğim için çok tercih ettiğim bi marka ama ben cilt kreminden memnun kalmadım. sebebi kıvamı yada cildime yaramaması değil. kokusu çok rahatsız edici. bitirene kadar çok çile çektim :)

BARİELLE EL KREMİ ellerimin derinden çatladığı kış günlerinde ciddi para vererek almıştım bu kremi. yanında tırnak solüsyonuda almıştım. eczacı öyle bi anlattıki bütün dertlerim son bulacak sandım :) ama maalesef ücretine göre çok sıradan bir krem.

YVES ROCHER EL KREMİ mağazadan alışveriş yaparken hadi bide el kremini deneyeyim belkide aradığım ürün budur diyerek aldığım krem. emilimi güzel fakat orta halli nemlendiriciliğe sahip. ben çantamda bulundurdum. dışarıda ihtiyaç duyduğum zamanlarda sürdüm.

bb krem-gunes
ARTİSTRY GÜNEŞ KORUYUCU uzun yıllar severek kullandım. kullandığım zaman zarfında çillerimde artış olmadı tam tersine çillerimin renginde açılma oldu. rengi cildimin bir ton açık görünmesini sağlıyor. kışın sabah sürmem yeterli oldu ama yazın daha sık kullandım. sonrasında altta bahsettiğim ürüne geçiş yaptım. şimdilerde satışı varmı bilmiyorum.

ARTİSTRY EXACT FİT MAKYAJ ÖNCESİ BAZ BB KREM yıllarca aynı markanın bir üstte bahsettiğim güneş koruyucusunu kullandım. bu ürünü biraz değişiklik yapmak istediğim için merakımdan aldım. çok severek kullandım. çillerimden dolayı yaz kış güneş koruyucusu kullanmak zorundayım. günlük yaşantımda makyaj yapmayı sevmeyen biriyim. güneş koruyucudan beklentim hem güneşten koruma hemde cilt rengimi dengelemek. bu ürün tam benlik oldu. SPF 35 günlük kullanımda güneşten korumaya yetiyor. görüntüsü anlatılmaz yaşanır. hafif fondoten görüntüsünde ama parlak pırıl pırıl bi görüntü veriyor. en güzel yanıda göz altlarındada güvenle kullanılabiliyor. bunu sürdükten sonra hafif bi allık ve rimel hem doğal hem bakımlı olmaya yetiyor. daha iyisini bulana kadar bu arkadaş bana eşlik edecek.


ARTİSTRY SIGNATURE EYES VOLUME MASKARA kirpiklerim kısa ve rengi açık olduğu için yıllarca çok değişik markalarda maskara arayışım oldu. çok şanslıyımki artık kendime uygun ürünü buldum. bu biten 3. kutu maskaram. hem dolgun gösteriyor hem tek tek ayırıyor hemde suda akmıyor. günlerce kalsa bile pütürleşip göz altlarına akmıyor. temizlemeside bir okadar kolay. ya aynı markanın göz temizleyiciyle temizliyorum yada dalin şampuanla çok kolay temizlenebiliyor.

LR DELUXE LASH SERUM son zamanlarda çok yaygınlaşan bi marka. kendi ürünlerimi almak için bende üye oldum. lr deluxe lash serumu çok büyük heyecanla kullandım. gerçektende kirpiklerimi uzattı ama maalesef alt kirpiklerime değen yerlerde küçük küçük yağ bezeleri oluşmasına sebep oldu. emin olmak için ara verip tekrar kullandım yine aynı sonuçla karşılaştım.

ORİFLAME TENDER CARE BALM 15 yıldır hayatımda olan bi nemlendirici. çok severek kullandım. kuruyan bütün bölgelerde çok işe yarıyor.





İLK KOZMELA ALIŞVERİŞİM

avent-missha-maxfactor

son zamanlarda çocukların biberonlarının az olması beni zorlamaya başladı.

çocuklarıma avent biberon kullanıyorum. trendyol da avent biberonlarda indirim görünce alayım dedim. tam sepete attım içime kurt düştü. bazen trendyol indirimde olsa bile piyasadan daha pahalıya satabiliyor. hadi dedim internetten fiyatlara bi bakayım. ne göreyim trendyol daki biberonlar dışarıya göre 10 tl daha pahalı :)

araştırırken en uygun fiyatı www.kozmela.com da buldum. hemde aradığım renkli biberonlardanda vardı. hemen attım sepete. baktım menüsü baya zengin farklı markalarda farklı kategorilerde değişik ürünler var başka şeylerde ekledim sepete. ben karar verene kadar 8 mart dünya kadınlar günü oldu. o güne özel max factor rujlaradada çok iyi indirim oldu. biberon alayım derken allık ve rujda almış oldum :)

çarşamba akşam verdiğim siparişim cumartesi elime ulaştı. ilk alışverişim olduğu için biraz tereddütlerim vardı ama paketi açınca tereddütler yerini memnuniyete bıraktı. ürünler itinayla paketlenmiş ve birebir aynıydı. çocuklar biberonlara bende rujumla allığıma odaklandım :)

aldığım ürünlerden biraz bahsedeyim. açıkçası son dönemde bakım ürünleri konusunda biraz gerilerdeyim. eskisi gibi mağazalarda gezip reyonları karıştıramıyorum. hızlıca gidip ihtiyacımı alıp çıkıyorum.

missha allik-auro pink

sıvı allığı ilk defa internette görmüştüm çokta mantıklı gelmemişti. severek aldığım son iki allığımın biri çantamda dağıldı diğerinide hatice sultan yere düşürüp parçaladı.sırf bu yüzden allık kullanmıyordum. sıvı allığı denemekten başka şansım kalmamıştı.

missha ürünlerini blogger arkadaşlardan çok duyar oldum. bu yüzden marka olarak bunu tercih ettim. allığın 4 ayrı renk seçeneği var ve hepside birbirinden güzel. buğday tenli olduğum için en açık renk olan auro pink i tercih ettim. cildime ilk sürdüğümde çok koyu gibi geldi ama sürüp dağıttıkça istediğim rengi elde ettim. rengin koyuluğu sizi yanıltmasın. ben bir ton koyu bile alsam olurmuş aslında. yinede severek kullanıyorum bir sonrakine diğer rengini alabilirim yada aynı markanın stik allığına bir şans verebilirim.

maxfactor ruj-auro pink

ruj konusunda zor beğenen biriyim. max factor marka ruj ilk defa aldım.
max factor lasting color benden güzel not aldı. yumuşak yapısı kolay sürülebilir olması ve nemlendirmesi tercih sebebi. rengi midnight mauve istediğim bi renkti  sürünce göründüğü kadar koyu değil daha şeffaf görünüyor. fiyat olarak çok uyguna aldığımı düşünüyorum 8 mart dünya kadınlar günü sebebiyle 9.95 tl ye aldım.


mutlu biten alışverişeri seviyorum...

APTAMİL PREGOMİN AS İLE TARİFLER

mama-sut alerjisi

merhabalar

ömer asafın süt alerjisi ile ilgili yazımda doktorumuzun aptamil pregomin as verdiğini yazmıştım.

benim oğlum emdiği için kesinlikle biberonla beslenmeyi kabul etmiyor. zaten devam sütünede şimdiye kadar ihtiyaç duymadık. gelişim geriliği yaşadığımız için bu sıralar beslenmemizi yoğunlaştırdık. gün içinde ve yatacağı zaman aptamille hazırladığım mamalarla besliyorum. sizdede aptamil pregomin as varsa vereceğim tariflerle devam sütü harici mamalar yapabilirsiniz.

tarifler Prof. Dr. Cansın Saçkesen'in besin alerjisi ile yaşam, 2012 kitabından alınmıştır.


MEYVE ŞÖLENİ
2 adet kuru kayısı
1 çorba kaşığı nişasta
1 çorba kaşığı pekmez
150 ml ılık su
5 ölçek aptamil

kayısıları küçük küçük doğrayın. üzerine sıcak su koyun ve bebeğin yiyebileceği yumuşakliğa gelene kadar bekletin.
nişasta su ve kayısıları pişirin. ocaktan alınca blender ile iyice parçalayın. soğuduktan sonra aptamili ilave edin. pekmezle tatlandırın


MEYVELİ TATLI
yarım muz,elma,armut,şeftali istediğiniz meyvelerden birisi
3 tatlı kaşığı nişasta
125 ml su
2 tatllı kaşığı pekmez
4 ölçek aptamil

nişasta ile suyu pişirin. meyveyi ezin yada rendeleyin. soğuduktan sonra aptamili ilave edin. pekmezle tatlandırın


PEKMEZLİ MUHALLEBİ
100 ml su
1 tatlı kaşığı pirinç unu
1 tatlı kaşığı pekmez
3 ölçek aptamil

pirinç unu ve suyu pişirin. soğuduktan sonra aptamili ilave edin. pekmezle tatlandırın


HELVA
125 ml su
5-6 tatlı kaşığı un
2 çorba kaşığı pekmez
4 ölçek aptamil

unu pembeleşinceye kadar kavurun. pekmez ile suyu başka tencerede kaynatın. kaynamış şerbeti unun üzerine dökün. kapağını kapatıp şerbeti çekmesini bekleyin. soğuduktan sonra aptamili ekleyin.


SEBZE PÜRESİ
1 havuç
1 patates
2 dilim kabak
su
4 ölçek aptamil

az suda sebzeleri haşlayın. haşlanmış olan sebzeleri püre haline getirin. soğuduktan sonra aptamil ilave edin.


MEYVELİ MUHALLEBİ
200 ml su
3 tatlı kaşığı pirinç unu
yarım elma
yarım armut
6 ölçek aptamil

suyla pirinç ununu pişirin. meyveleri ezerek ilave edin. soğuduktan sonra aptamili ilave edin. eğer tatsız olduğunu düşünürseniz yine pekmezle tatlandırabilirsiniz.


ben gece yatarken biberonu kabul ediyorsa eğer 90 ml su 3 ölçek aptamili karıştırıyorum. 1 yemek kaşığı bebelac çavdarlı mısırlı karışımdan ilave ediyorum.

kahvaltıdada aynı şekilde aptamil pregomin as ile çavdarlı mısırlı karışımdan kahvaltı hazırlıyorum.


Rabbim evlatlarımıza tez zamanda şifa versin...