HATİCE SULTAN ANAOKULUNA BAŞLADI



selam güzel anneler

hamileliğin heyecanı doğumun heyecanı derken bebişler doğdular büyüdüler ve bizi şaşırtmaya devam ediyorlar...

güzel kızım hatice sultanım mayısta 3 yaşına girmişti. çok hareketli ve zeki bir çocuk. aramızda kalsın çok fazla konuşuyor :)

kardeşi olduktan sonra çok ciddi zorlanmaya başladım. hiç bir şeye yetişemiyorum her şeyimiz yarım kalıyor. her sabah güne başlarken planlar hayaller kuruyorum ama hiç birini yapamadan gece oluyor. bazen çok üzülüyorum. kardeş yaparak haksızlıkmı ettim kızıma diye. ama böyle düşünmekte yanlış geliyor. kardeş çok değerli birşey ama çocuklukta çok değerli. of kafam çok karışık anlayacağınız...

hatice sultan farklı bir çocuk. aslında her çocuk annesine göre farklı ve zeki. artık ona yetemediğimi hissediyorum. kendimi kötü hissediyorum. bu yüzden anaokulu düşüncesi  bu sene çok sıcak geldi.
anaokuluna gidip gitmemesine karar vermek en zor şey diye düşünürken asıl zorluğun hangi anaokuluna göndermeliyim olduğunu anladım.

eminim bu süreci yaşayan her anne baba benim gibi olmuştur. anaokulu araştırmasına girince çok değişik olaylar gözlemledim. çok farklı anaokulları var.

öncelikle kendime ben ne istiyorum diye sordum.
-bahçesi olmalı
-ferah gürültüden uzak müstakil olmalı
-pedagog bulundurmalı
-öğretmeni sevimli ilgili güler yüzlü olmalı
-değerler eğitimi almalı
-velilerle iletişim kuvvetli olmalı

sizce isteklerimde bir gariplik varmı???

en zorlandığım nokta kendi evimin yakınındaki anaokullarının anaokulu gibi değilde dükkan zihniyetinde olmasıydı. apartman altlarında yada apartman dairelerinde karanlık basık gürültülü...
evimin uzağında olan okullardada mesafe çok zorladı. çocuk serviste daha bu yaşta yol stresi çekecek bunada gönlüm el vermedi. bazı anaokullarında ilgi sıfır. öğretmen çocuktan habersiz çocuk öğretmenden.

neyse kendimize uygun biyer bulmak nasib oldu çok şükür. hem mesafe çok uzak değil. hemde çok sıcak kaliteli bir okul. kızım ilk günden hiç sorun çıkarmadan okula başladı. servisinede çok çabuk alıştı. bazen bakıyorumda sanki 20 yaşındaki genç kız gibi. ben onu teselli edeceğime o beni teselli ediyor:)

ilk başladığı gün kendimi çok kötü hissettim. sanki evden gelin çıkarmışım gibi içime acı oturdu resmen. ama akşam gelince onun yüzündeki mutluluğu pozitif enerjiyi görünce çok mutlu oldum.

bizde durum bundan ibaret. bu anaokulu muhabbeti bana daha çok post yazdırır :)

takipte kalın selamlar...


ADALET VARSA ÇOCUKLAR NEREDE???

gönül isterdiki hep sevgiyle bir şeyler yazalım ama maalesef bugün klavyeye öfkeyle basıyorum...

her sabah mutlulukla uyanıp kahrolası haberlerle mağdur çocukları görüp günlerce etkisinden kurtulamıyorum. üzülüyorum korkuyorum tedirginim...

her gün ülkemde onlarca çocuk şiddete maruz kalıyor, dövülüyor, işkence görüyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyor. bu sıfatlar çocuk kelimesinin yanına hiç yakışmıyor ama maalesef bunlar iç acıtıcı gerçekler...

hepimiz anne baba olarak sıra ne zaman bize gelecek bilmeden bekliyoruz. zannetmeyin ki bu olaylar sadece televizyon ekranlarında. sevgili anneler yarın o haberlerdeki sen ben biz olabiliriz...

çok değil daha geçen sene kızım arabanın içinden kaçırılmaya çalışıldı. daha 2 buçuk yaşındaki kız çocuğundan bahsediyorum. düşünmek bile istemiyorum ama bu gerçek gerçeğin ta kendisi...

geçen sene İstanbul un en işlek semtlerinden birinde kızımla arabadeyken pusuya yatmış bir şerefsiz beni arabada göremeyince kızımı arabadan almaya geldi. beni görünce panikleyip ileride onu bekleyen lüks bir araca binip kaçtılar. 
ne kadar sıradan dimi özel arabanızın kapısını açıyor evladınızı kolundan tutup alıp gidiyor. her şey anlık saniyelik gerçekleşiyor. ben olayın şokunu hala atlatamadım. düşündükçe deliriyorum.

çok annelere şahit oluyorum markette, pazarda, alışveriş merkezlerinde, parkta o kadar dalgınızki o an başımıza bunların geleceğini düşünmeden davranıyoruz. 

bir gün gittiğim fırında orada çalışan genç bir çocuk kızımla zorla fotoğraf çekmeye çalışırken farkettim ve şok oldum. ya sen benim çocuğumla niye fotoğraf çekiliyorsun ne alaka ??? daha bunun gibi niceleri

kız olsun erkek olsun dışarı çıktığım andan itibaren kimseye güvenmiyorum güvenemiyorum. artık herkese kötü gözle bakıyorum. belki çocuğu baskı altında yetiştiriyorum ama yapabileceğim başka bişey yok.

her gün komşusundan, servis şöföründen, akrabasından, bakkalından, manavından mağdur olan çocukları gördükçe sağlıklı davranmam mümkün olmuyor...

burdan devleti yönetenlere sesleniyorum. ne zamana kadar bize zarar veren şerefsizlere bizim paramızla içeride bakacaksınız???
hırsızı ceza yemez sokakta, katili ceza yemez sokakta, tecavüzcüsü sokakta... sonrada 3 çocuk yap... çocuklarımıza camdan dışarı baktıramaz olduk. bırak üçü birine bile bakamaz olduk...

hala idam için düğmeye basmayanlar bu yaşanan olaylara seyirci kalanlar bişeyler yapmanız için illa sizindemi canınızın yanması lazım...

ALLAH LAYIĞINIZI VERSİN!!!!!



KEHRİBAR KOLYE FAYDALIMI?

kehribar kolye-dis


merhaba güzel anneler

bebekler gelirken hoş geliyorda sonra biz perişan biz derbeder :)

kolikti, gazdı, dişti, yürümeydi, okuldu derken liste uzayıp gidiyor. ah şuda geçse ah buda geçse derken anladımki 40 yaşınada gelse çocuk evlattır ve hiç sıkıntısı bitmeyecek bu veletlerin.

hatice sultanın 2. ayında salyaları akmaya başlayınca herhalde erken diş çıkaracak diye düşündüm ama 7. ayımızda ilk dişimiz çıktı. tabi o süreçte yakalığımız boynumuzdan hiç eksik olmadı. sürekli ateş, kaşınmalar, ağlayıp sızlamalar. son dişi çıkana kadar ben perişan oldum. anne olarak çok üzülüyorum bir şeyler yapmak istiyorum  ama elimden hiç bir şey gelmiyor maalesef. sadece doktorumuzun verdiği dentinox jeli sürmekle yetiniyordum. elimizde sürekli havuçlar kaşıyıcılar ama hepsi bir yere kadar.

o dönemde internette çok araştırmıştım ne yapabilirim diye ama bi sonuca varamamıştım. internette kehribar kolyenin iyi geldiğiyle ilgili birkaç yazı okumuştum ama açıkçası inanmadım. çünkü o dönemde acayip bi taş furyası vardı. o taş şuna iyi geliyor bu taş şuna iyi geliyor. fiyatlarıda yüksek olunca  kehribarında satış oyunu olduğunu düşünmüştüm.

ömer asaf doğunca aynı ablası gibi 2. ayında salyaları akmaya başladı damakları kaşınıyor. eyvah dedim ben şimdi ne yapıcam?

bu sefer gözümü kararttım kehribar kolye aldım. aldım almasınada herkeste negatif bir yorum trafiği. anneler bu durumu iyi bilirler ne yapsak bi eleştiri alıyoruz :)

o kolye çocuğu boğmazmı? yazık boğazını sıkmazmı? bu sahtedir? bi taş dişe ne yapabilirki? kız gibi kolye takmışsın? bunların hepsi oyun? :)) vs...

ama benimle aynı durumda olan muzdarip ve kendini geliştirmiş anneler, gayet ilgili bir şekilde işe yarayıp yaramadığını soruyorlar. o yüzden bu yazıyı yazma gereği duydum.

evet anneler ben kehribar kolyeden çok memnun kaldım. ve emin olun kimsenin hakkına girmemek için çok defa denemeden bu yazıyı yazmak istemedim.

ömer asaf 3 aylıkken kolyeyi takmaya başladım. şuan 9 aylık hala takıyoruz. takmaya başladıktan 2 gün sonra salya akıtmalarımız bitti. ateşi çıkmıyor ve çok şiddetli kaşıntımız yok. tabiki her bebek gibi yakaladığı her şeyi ağzına götürüyor ama bu çok normal zaten.

yazın denize gittiğimiz dönemde çok sıkılmasın diye kolyesini 4 gün takmadım. hemde denemek istedim bütün keramet kolyedemi diye. hemen sıkıntılarımız başladı ateşlendi huysuzlandı. 4 gün sonunda hemen heri taktım.

ve ömer asaf hala diş çıkarmadı :) eğer kolye almayıp yine diş çıkarmasını bekleseydim kendimede onada eziyet etmiş olacaktım. üstelik diş sorunu ilk dişin çıkmasıyla bitmiyor son dişi çıkana kadar devam ediyor. heleki azı dişleri tam kabusa dönüyor.

eğer sizde almak istiyorsanız ve tereddütleriniz varsa hiç düşünmeyin derim. ama aldığınız yer çok önemli. kehribarın piyasada çinden gelen taklitleri çok fazla. o yüzden sertifikalı orjinal ürün almaya dikkat edin.

güvenilir sertifikalı kehribar ürünleri satan neresi var derseniz buyrun adresi


sofimaya-dis-bebek-kolye


sağlıklı günler...



BEBEKLERDE PİŞİK

bebek-pisik
merhaba güzel anneler

bebişlerimiz doğdu anne baba olarak herşeyin en güzeline sahip olsun istiyoruz. onu gözümüzden bile sakınıyoruz. aman kimse kuzumuzu koklamasın öpmesin dokunmasın istiyoruz. evet evet bebeğimizi kıskanıyoruz :) çok normal duygular. onlar daha küçücük çok değerli ve hassaslar.

bebek bezi ile ilgili daha önce bi yazı yazmıştım okumak için tıktık.

evet bezimize karar verdik. düzenli olarak aynı bezi kullanıyoruz ama bebeğimizde pişik olmaya başladı. panik yok biz her şeyin üstesinden gelebiliriz ;)

pişik neden olur önce bunu bilmemiz gerekir. pişiğin okadar çok sebebi varki. bizim bebeğimizde neden olduğunu çözebilirsek tedavisi daha basit olacaktır.

eğer doğduğundan beridir sık sık oluyorsa, bazı bebeklerin idrarı çok asitlidir bundan kaynaklanıyor olabilir.

bezini çok geç değiştirdiğimizde oluyorsa bebeğin idrarı ve dışkısı havasızlıktan dolayı pişiğe sebep oluyordur. bezini geç değiştirdiğimizde bebeklerde mantar ve bakteriyel enfeksiyonlara sebebiyet veriyoruz.

sadece süt veriyorsak yani emziriyorsak bizim yediğimiz bazı gıdalar yada kullandığımız ilaçlar sütümüzden bebeğimize geçip pişiğe sebep olabilir.

sadece süt vermiyorsak katı gıdalara geçtiysek tam geçiş sürecindede pişik çok karşılaşılan bir durum. anne sütüyle katı gıdanın birleşiminde ortaya çıkan asit bebeklerde pişik yapıyor.

düzenli kullandığımız ıslak mendili değiştirdiğimizdede pişik olabiliyor.

katı gıdaya geçtiğinizde eğer bir yiyeceğe karşı alerjisi varsa yine vücut tepki olarak pişik yapabiliyor.

eğer bunlardan hiç biri değilse çocuğunuzun çinkosu düşüktür. doktor kontrolünde yapılan kan testiyle bunu öğrenebilirsiniz.

pişik olan bölge ilk zamanlarda pembemsi görünür daha sonra ilerlerse kırmızı renge dönüşür ve durum ciddiyse kanlanmış görünmeye başlıyor.
yaz aylarında pişik daha sık görülür ve terleyen bütün bölgelerde kızarıklık olur.

bebek-pisik

peki pişik olunca ne yapıcaz?

öncelikle bebeklerimizin bezini pişik olsada olmasada sık sık değiştireceğiz. bezini açıp altını temizleyince yeni bezini bağlamadan önce kurumasını bekleyeceğiz. ıslak ıslak bağlarsak mantara sebep olur.

pişik olduğunu gördük çinko içerikli kremlerden ince tabaka halinde süreceğiz. bir süre sonra fayda etmediyse bebeğimizin altını ıslak mendil yerine pamuk ıslatıp temizleyeceğiz.

yine fayda etmezse son günlerde verdiğimiz gıdaları liste yapacağız ve şüphelendiklerimizi vermeyip bir kaç gün deneyeceğiz. eğer düzelirse tekrar yedirip tekrarlayıp tekrarlamadığına bakacağız. eğer tekrarlarsa bebeğimize alerji yapan gıdayı tespit edip bir süre yedirmeye ara vereceğiz.

bütün bunlara rağmen düzelmezse doktora götürüp çinko seviyesine baktırabiliriz. zaten pişik olan bölge pembeden kırmızıya dönmüşse ve çok kötü durumdaysa doktorumuz daha etkili merhemler verecektir. yani antibiyotik yada kortizonlu merhemler.

bu konuda çok sıkıntı çektiğim için özellikle yazmak istedim. Hatice Sultan da 2 ay geçmeyen ve bizi çok huzursuz eden pişik sendromu yaşadık. sonuç olarak yumurtaya alerjisi olduğunu keşfettim. 10 gün yumurta yedirmedim. sonrasında 1 gün yedirip 2 gün ara verdim ve zamanla bünyesi alıştı. çünkü bu bir geçiş dönemi. alerjisi olan gıdayı tamamen kesmek gerekmiyor. yavaş yavaş alıştırmak gerekiyor.

Ömer Asaf katı gıdaya geçince her gün bir besin vererek başladım. eğer bünyesi tepki verirse neyden olduğunu anlamak kolay olsun istedim. sütten ağzı yanan anne olarak Ömerde daha temkinliydim :)

günlük yaşadığımız pişiklerde kullandığım ürünler sebamed pişik kremi, bübchen pişik kremi, bepanthol pişik kremi, sudocrem, hakiki zeytin yağı.

bir anne olarak elimden geldiğince size yardımcı olmak istedim.

Sağlıklı bebişleriniz olsun....





LA ROCHE-POSAY LIPIKAR ŞAMPUAN VE KREM

laroche posay krem-sampuan

bebekleri alerjik olan anneler buraya

son zamanlarda doğan çocukların alerjik olmaları için sanki bütün sebepler seferber olmuş gibi.
genetikleri bozulmuş gıdalar, artan sezeryan doğumlar vs...

maalesef benimde çocuklarım alerjik bünyeye sahipler. şimdiye kadar çok şükür çocuklarım ciddi bir hastalık geçirmediler hatta klasik mevsimsel hastalıkları bile yaşamadılar ama alerjik sorunlardan çok yoruluyorum. yanlarında çamaşır bile katlasam hemen etkileniyorlar.

hatice sultanın ciddi cilt sorunu var. bunu aslında ilk doğduğunda farketmiştim. bütün bebeklerin kullandığı sıradan şampuanlar onun cildini kurutup döküyordu. ben normal şampuanlarla yıkayıp sonrada kremlerle yağlarla cildine masaj yapıyordum yinede yumuşatamıyordum.

doktora gittiğimizde bu durumdan bahsettim. bize kızımın alerjik yapısından dolayı normal ürünler değil daha özel ürünler kullanmamızı söyledi. doktorumuzun tavsiyesiyle Laroche-posay in vücut yıkama jelini ve kremini aldık.

lipikar syndet sabunsuz temizlik jelinin ciltlerini hırpalamayan yumuşak bir yapısı var. içinde shea yağı mevcut.  banyoda fazla köpürmüyor ve duruladığımda sabundan arınmış gibi his vermiyor. tamamen parfümsüz hem yüz hemde vücut temizliğinde kullanılabiliyor.

lipikar baume kuruluk ve kaşıntı karşıtı lipid yenileyici balsam hassas, çok kuru,tahriş olmuş, kaşıntıya ve atopiye eğilimli ciltlerde kullanılıyor. cilt bariyerini yapılandırmayı ve korumayı vadediyor. yıkama jelinde olduğu gibi balsamındada shea yağı var. parfüm ve paraben içermiyor.

biz ürünlerden çok memnun kaldık. tatile giderken marketten nemlendirme özelliği olan saç ve vücut şampuanı almıştım. döndüğümüzde hatice sultanın bacakları asfalt gibi olmuştu.
ömer asaf doğduğunda hiç deneme yanılma yapmadan direk bu ürünleri kullanmaya başladım. her ikisindede olumlu sonuçlar aldım. bebişlerinin cildi sorunlu annelere tavsiye ederim...


bebeklerde konak tedavisi ile ilgili yazımı okumak isterseniz tıktık

KONAK DONDURMA ANTALYA

konak dondurma antalya

herkese selamlar

her sene düzenli olarak Antalyaya gidenler el kaldırsın :)

yaşanılası güzel şehir Antalya... her gittiğimde ayrı keyif alıyorum. benim için ayrı bi yeri var çünkü ablam orada yaşıyor. ben gittiğimde otel aramakla uğraşmıyorum çok şükür. hem ablamla vakit geçiriyorum hemde bu güzel şehrin tadını çıkarıyorum.

bu sene gittiğimde keşfettiğim nefis dondurmacıdan bahsetmek istiyorum size...

Hatice Sultan 6 aylıkken emmeyi bırakınca devam sütünden ziyade keçi sütüyle beslemiştim kuzumu. keçi sütünün lezzetini o dönemlerde keşfetmiştik. ama itiraf edeyim keçi sütünden dondurmayı hiç denememiştim. tesadüfen Antalyada keçi sütünden yapılmış enfes dondurmaları tatma şansı buldum.

konak dondurmanın iki ortağı var Celal Subaşı ve Yıldan Mert. Yıldan hanımla  kısa bir sohbetimiz oldu. sütleri Elmalı keçi çiftliğinden geliyormuş.
üstelik sadece sıradan bilindik dondurmalar yok burada çok farklı çeşitleride var. benim en çok hoşuma giden porçiko oldu. yani portakallı çikolatalı dondurma :) ikisini bir arada hiç hayal etmemiştim çok enteresan bir lezzet olmuş.

keci sutu-dondurma

hoşuma giden şeylerden biride diyabetik dondurmalarının olması. diyabetlilerde rahatlıkla bu lezzetlerden faydalanabiliyorlar.

bu güzel mekanda sadece dondurma satılmıyor. çok cici kurabiyeler sütlü tatlılar el açması börekler keçi sütünden yapılmış peynirlerde var. üstelik sütlü tatlılardada diyabetliler için alternatifler mevcut.

keci sutu-konak dondurma

kısacık tatilimde defalarca ziyaret ettim ve çok memnun kaldım.

sizinde gidip tatmanız dileğiyle...


Adres : Yeşilbahçe, Metin Kasapoğlu cd. No:44 07160 Muratpaşa/Antalya


HEM EMZİREYİM HEMDE KİLO VEREYİM

emzirme-kilo-diyet


selam güzel anneler ve anne adayları

hamilelik bambaşka bir süreç hem bi an önce bitsin isteriz hemde ah tekrar yaşasam deriz. o dönemde bambaşka bi insan oluyoruz bedenimiz değişiyor huylarımız değişiyor en kötüsüde iştahımız açılıyor.
hamileliğin en zor ilk dört ayını atlattıktan sonra içimizdeki canavar büyürken bizimde tipimizi bozmak için elinden geleni yapıyor. hayatta yemem dediğimiz şeyleri bile canımız çekiyor. sonra gelsin kilolar gelsin kilolar :)

hatice sultana hamile kaldığımda henüz hamile olduğumu bilmiyordum bi gece saat 2 sularında canım döner çekiyor diye ağlamıştım. güzel eşim duruma bi anlam verememişti gel gidip yiyelim demişti. bu seferde bu saatte döner yenilirmi diye ağlamıştım :) oğlumdada köfte isteği ataklarım olmuştu. doğum yaptığım halde hala devam ediyor diyebilirim.

hamilelikte bol bol yerken vicdanımızı rahatlatmak için aman emzirirken dikkat ederim veririm kiloları diyoruz. diyoruz demesinede gel gelelim emzirme dönemi hamilelikten daha feci oluyor. emzirdikçe acıkmalar tatlı krizleri vakitsiz atıştırmalar gece açlıkları... emzirirken kalori harcıyoruz ama fazlasıylada yiyip tekrar kilo alıyoruz.

ben doğumdan sonra çok güzel kilo verdim hamile kaldığım kiloya geldim fakat sonra tekrar almaya başladım. hal böyle olunca emzirirken nasıl kilo veririm telaşına düştüm.
önce kendi kendime az yemeye çalıştım ve haliyle sütüm çok azaldı bu seferde sütüm azaldı demekki emzirme döneminde yemeyi azaltmamak lazım diyip kaldığım yerden devam ettim. sonra bi baktım kıyafetlerin içine giremiyorum gittikçe genişliyorum. dedimki ayşe bi dur biyerde hata yapıyorum ama nerde???

meraklı meloş anne damarım kabardı başladım araştırmaya ve fikir almaya. ablamın yönlendirmesiyle hemen diyetisyene gitmeye karar verdim. diyetisyenleri hiç sevmem hiçte hazetmem. tavsiye edilen diyetisyen ERKAN ULUDAĞ kısa zaman önce evimin çok yakınına muayenehane açmış ama hiç görmemiştim. tesadüfen aradım randevu almak için ve bana çok yakın olduğunu öğrenince hem şaşırdım hemde mutlu oldum. hemen randevu aldım ve gittim kendisiyle uzun uzun konuşunca bütün negatif düşüncelerim yok oldu ve bu işi beraber çözebileceğime inandığım için tedaviye karar verdim.

öncelikle profesyonel vücut analiz cihazında ölçümüm yapıldı ve sonuç olarak obez çıktım. vücudumda yağ oranı çok yüksekti. vücut kitle indeksim oldukça yüksekti.

sonra kan tetkiklerim yapıldı ki bu işin en önemli adımı. eğer kan değerlerinizde bi sorun varsa kilo veremeyip yada zorlanıp diyetten vazgeçebiliyoruz. bu tip çok insanla karşılaştım.
kendime gelecek olursam D vitaminim haddinden fazla düşük çıktı. D vitamini eksikliği hem kilo almayı kolaylaştırıyor hemde kilo vermeyi zorlaştırıyor. doktor kontrolünde D vitamini takviyesi aldım. gerçektende D takviyesi alınca kolay kilo vermeye başladım. bunun dışında bi sorunum yokmuş çok şükür.

diyet lafı insana soğuk sevimsiz şeyler çağırıştırıyor açlık gibi oruç gibi. yani daha önceden öyle düşünüyordum. kesinlikle diyetisyen yardımıyla kilo verilmeyeceğine verilse bile geri alınacağına inanan insanlardandım. önyargım tamamen kırıldı. çünkü beslenme alışkanlığımızın bozukluğunun hiç farkında değiliz. aslında yemek konusunda yasak diye bir şey yok.  insanız ve nefsimiz var tabikide herşeyden yemeye hakkımız var. ama ölçüsünde doğru zamanda ve doğru şeylerle beraber.  doğru beslenmeyi yaşam tarzımız haline getirdiğimizde ve bazı önemli kriterleri öğrendiğimizde istediğimizde kilo alıp istediğimizde verebileceğimizi biliyorum artık.

en büyük sorunlarımdan biride önceden evin dışında çok aktifken bir anda eve kapanıp kalmam oldu. evdeki yorgunluk insana kalori harcatıyor gibi gelsede aslında yeterli olmuyormuş. spor yapmak benim için imkansız bir şeydi asla vaktim olmadığını düşünüyordum. ama insan isteyince bi şekilde vakit bulabiliyor işte. sabah namazdan sonra yada gece 10 dan sonra çocuklar uykudayken eşime bırakıp yürüyüşe çıktım. her gün 1 saat tempolu yürüyüş yaptım.

bu yürüyüş bitek bedenime değil psikolojimede iyi geldi. evden tek başıma çıkmayı ve kendimle kalmayı özlemişim. kulağıma kulaklığı takıp sevdiğim müzikler eşliğinde tek başıma yürümek bana inanılmaz enerji verdi. hatta gece yürüyünce eve gelip üstüne ılık bi duş alınca sütümdede güzel artış oluyor.

geçtiğimiz 2 aylık zaman zarfında 7 kilo verdim. aslında sayıların bi önemi yok benim için. çünkü eğer yağdan vermiyorsam kastan kaybediyorsam sevinecek bi durum olmuyor. önemli olan kas kaybetmeden yağdan kilo vermek. ve ben bunu başardım. tabiki daha üçte birini verdim daha verilecek 16 kilom var. ama artık motivasyonum yüksek başarabileceğimi biliyorum. kendimi diyetteyim diyip depresyona sokmuyorum. illaki kaçamaklarım oluyor. çünkü kendime zaman sınırı koymadım. dedimki Ayşe senin idealin istediğin kiloya ulaşmak ister 3 ayda ister 6 ayda önemli olan hedefime ulaşmak. zaman sınırı koyunca benim motivasyonum düşüyor.

gelelim emzirme mevzusuna. bu zaman zarfında çok şükür sütümde azalma olmadı. sütümü azaltan şeyler yorgunluk uykusuzluk ve üzüntü oluyor. zaten Erkan beyin verdiği liste benim vücudum için en uygun olan yiyecekler ve ölçüler.  kendiside bu konuda oldukça hassas zaten. her hafta görüşüyoruz ve sorun olan yerlerde hemen müdahale ediyor. gerektiğinde 7/24 telefondan destek veriyor. sütümü arttırması için bitkisel çay veriyor. yani hanımlar emzirmek kilo vermeye hiç engel değil tam tersine bir fırsat. çünkü emzirdikçe ekstradan kalori harcıyoruz.

diyete başlamadan önce sürekli ağrı şikayetlerim vardı. ayaklarım bacaklarım belim inanılmaz ağrıyordu. kendimi yaşlı ve bezmiş hissediyordum.
eğer vücudunuzda bir şeylerin ters gittiğini düşünüyorsanız hamile olsanızda emziriyor olsanızda mutlaka bi uzmandan destek alın. özellikle D vitaminize baktırın. vücut analiz cihazında günlük kaç kalori yaktığınızı öğrendiğinizde herşey çok kolaylaşıyor. kendinizi takip etme şansınız oluyor. kilo kader değildir tercihtir.

klişe olacak ama ben yaptıysam herkes yapar:)

BİTENLER DEĞERLENDİRME 2

sac-cilt-bakim

devamı gelecek demiştim geldi :) boşları atmadan önce son bir poz aldım.

YSL YOUTH LİBERATOR  FONDÖTEN akmayan hoş kokulu orta kapatıcılıkta ışıl ışıl bir ürün. cildime hem bakım yapıyor hemde pürüzsüz bir görüntü sağlıyor. her cilt tipine uygun ama karma ve yağlı cildi olanlar transparan pudrayla sabitlerse daha iyi olur. hoş kokusu var demiştim ama parfümlü değil bilginiz olsun. fiyatı biraz yüksek olsada bence hakediyor.

DERMOKİL MASKE hiç bir işe yaramıyor sadece cildi tahriş ediyor. siyah noktalardada bi değişiklik olmadı.

YSL TONİK cildimin kuru olduğu bi dönemde kullandım diğer ürünleriyle birlikte kullanınca güzel sonuç veriyor.

ARTİSTRY GÖZ VE DUDAK MAKYAJI TEMİZLEYİCİ çift fazlı temizliyicileri seviyorum fakat bazıları göz altında yağ bezeleri yaptığı için dikkatli kullanmak gerek. bu üründen çok memnun kaldım. biri biterken diğerini sipariş veriyorum. waterproof maskara kullanıyorum temizlerken önce biraz sürüp bikaç saniye bekleyip sonra devam ediyorum silmeye. biraz yumuşayınca çok kolay hızlı ve tahriş etmeden temizliyor.

YVES ROCHER ROLLON zararsız olması dikkatimi çektiği için denemek istedim fakat hoşuma gitmedi. sürdükten sonra uzun süre ıslak kalması beni rahatsız etti.

BVLGARI BODY LOSYON bu markanın ürünleri tartışılmaz güzel. parfümüyle birlikte kullandım kokusu ve dokusu çok güzel bi losyon. yıllarca kullansam sıkılmam galiba...

ARTİSTRY NEMLENDİRİCİ RUJ ruj konusunda epey takıntılıyım. dudaklarım kuru olduğu için genelde nemlendirici ruj kullanıyorum. doğal renkleri çok seviyorum. bu biten 3. rujum oldu. hem rengi hem nem vermesi çok güzel.

ARTİSTRY İDEAL RADİANCE leke giderici bi ürün. artistry serisindeki diğer ürünlerle beraber kullanınca işe yarıyor. sonradan cildimde oluşan sivilce ve güneş lekerlerini başarıyla düzeltti.

THE BODY SHOP İCE CUBE STİCK VİTAMİN E alırken sadece ambalajının cazibesine kapılmıştım ama içide dışı kadar güzel çıktı. göz altına uygulanıyor sim gibi değil ama nemlendirerek güzel bir ışıltı ve aydınlık veriyor. göz altı çok kuru olanlarda yeterli gelirmi bilmiyorum ama yağlı ciltler için uygun bi ürün.

BENEFİT GÖZENEK KÜÇÜLTÜCÜ BAZ TESTER fondöten altına kullandım çok işe yarıyor pürüzsüz yapıyor fondotenin üstündede başarılı buldum. makyaj yapsamda gözeneklerim kötü görünüyor diyenler için almaya değer bi ürün...

NOTE GÖZ ALTI KAPATICI note un ürünleri fiyatına göre başarılı buluyorum paraben içermemeside artısı. göz altı kapatıcısına gelince altına iyi bir nemlendirici sürülünce pudrasız bile 8 saate kadar çizgilenmeden günü kurtarır. orta kapatıcılığa sahip. eğer göz altınız çok morsa bu ürünü turuncu corrector ile kullanmalısınız yoksa hoş olmayan gri bi görüntü veriyor.

YVES ROCHER DUDAK NEMLENDİRİCİ orta halli bi ürün. kışın oluşan kuruluk ve çatlaklarda işe yaramıyor. normal zamanlarda biraz renk katsın diye kullandım.

WATSONS SİYAH NOKTA BANDI bant ıslatılıp siyah noktaların üstüne kullanılıyor. aslında firma bunu siyah nokta bandı değilde ağda bandı olarak satmalıydı. siyah noktalara hiç fayda etmedi.

BLİSTEX MEDPLUS DUDAK NEMLENDİRİCİ şahane yaz kış tedavi edici bi ürün. ilk sürdüğümde acaba yanlış bişeymi aldım yoksa vicks mi dedim :)  aynı vicks gibi ferahlatıyor. gece sürünce sabaha yumuşacık yapıyor ve çatlakları tedavi ediyor.

PASTEL KALEM hiç memnun kalmadığım kalemlerden oldu kendisi. gözümün altına sürünce alt kirpiklerimi boyuyor ama gözümde kalmıyor.


BAYRAM TATİLİM ve SKY TOWER HOTEL

sky tower otel


geçtiğimiz günler hızlandırılmış film gibiydi sanki. ne olduğunu anlamadan ramazan bitti bayram ve tatil bitti eve gelmişim bilgisayarı açmışım blogumda yazı yazıyorum :)

çok şükür bu ramazanıda tatlısıyla acısıyla eda ettik biz ondan çok memnun kaldık oda bizden memnun gitmiştir inşallah...

bu sene bayram tatili 9 gün olduğundan herkes biyerlere gidince istanbul çıkış trafiği yoğun olacağından bizde tatile bayramın ikinci günü çıkmayı uygun bulduk. birde ailenin küçüğü olarak gelenek göreneklerimiz yaşasın diye birinci günü büyükleri ziyaret etmek istedik.

bayram dönüşü yine trafik sıkıntısı olur düşüncesiyle yakın biyer tercih edelim dedik. iki tanede çocuk olunca salaş tatil fikri bize biraz soğuk geldi. hem yakın olsun hemde güzel bi otel olsun diye internetten otel araştırdım ve düzce akçakocada sky tower otelden rezervasyon yaptırdık.

bayramın 2. günü sabah erkenden yola çıktık sapancaya kadar geldik. daha önce sapanca maşukiyede Cansu alabalık tesislerini çok beğenmiştik ama ziyaret etme şansımız olmamıştı. hazır yolumuzun üstüyken orada kahvaltı yaptık. tesis görsel olarak çok güzel. gece kalmak isterseniz bungalov evleri mevcut. kahvaltı yapıp parkta biraz eğlendikten sonra direk otele gittik.


Cansu alabalik tesisleri

bu tatildeki amacım çocuklarla denize girebilmekti ama maalesef karadenizde şiddetli yağmurlar olduğu için Düzcede deniz sürekli dalgalıydı ve deniz hayalim yalan oldu.
dedim üzülme Ayşe otelin içinde herşey var. açık havuz kapalı havuz çocuk oyun alanı spa açık büfe... bu lüksü yaşamak için 3 gece için gayet yüksek bi rakam ödedik.
gel gelelim hayaller 5 yıldız hayatlar pansiyon :)

önce 15. kattaki odamıza yerleştik. odanın banyo havalandırmasında berbat şekilde gider kokusu geliyordu. dedim sorun değil kapısını kapatırız rahatsız etmez. görevliyi arayıp bildirdik ama ne gelen ne ilgilenen olmadı.

kızımla hazırlandık hemen havuza indik büyük bi hayalle gayet usulüne uygun mayomuzu haşemamızı giyindik duş aldık havuza geçtik. havuz çok temiz görünmüyordu sordum dedilerki her akşam temizleniyor. sonra dikkat ettim havuza gelenler hiç duş almadan kirlisi ter kokulusu herkes rahatlıkla gelip giriyor. isteyen bonesini çıkarıyor. ben havuza bidaha giremedim. kızımı jakuziye götürdüm çocuklar orada eğleniyorlardı. jakuzi okadar kirliydiki yaklaşınca bile kokusu insanı rahatsız ediyordu. onuda boşverdik hamama gittik. aman yarabbi ne göreyim hatunların bir kısmı anadan üryan hamamda :( bu bahsettiğim otel islami otel ve gelenler türbanlı kesim. gördüğüm manzara karşısında şok oldum tabiki. üstelik yanımda küçük bir kız çocuğu var.

Otel SPA sı var diye fahiş fiyatlar çekiyor ama Spa gayet pahalı. havuz için girişte bone şart diyor bone satıyor ama havuzu gelip kontrol etmiyor. havuz hamam spa bölümünün ilk girişinde para için bir iki görevli var ama içeride kimsecikler yok. kim nereyi nasıl kullanıyor umurlarında değil.

dışarıdada deniz suyuyla doldurulmuş bi havuz var bayan erkek ayrı hem güneşlenme şansımızda olur diye oraya gittik ama insanların kalabalığından havuz görünmüyor bile. havuz o kadar küçükki yüzmenin imkanı yok. oradanda nasibimizi aldık.

neyse ilk yemeğimizi yemek için restorana inmek istedik. öğrendikki otelde asansör sistemi farklı çalışıyor. 7. kata kadar bi asansör 7. kattan aşağıya ikinci bi asansör var. asansörde bozuk olduğundan dolmuş kuyruğu gibi bekleyip öyle binebildik alt alta üst üste restorana indik. 5 yıldızlı otel açık büfe dediysek seçenek çok demedik :) pilav tavuk yemeği salata ve meyveler :) ha birde unutmadan içecek olarak en ucuzundan tang vardı :D restoranın önünde kavga kıyamet yemeği görenler şokta tabi... bu arada biz dönene kadar asansörlerde sürekli arıza vardı. otelde biyere gitmek en az 15 20 dakikamızı aldı.

en alt katta yerin dibinin dibinde çocuk oyun alanı yapmışlar. normalde içeride çocuğa bakan personelde olması lazım ama bayram dolayısıyle bakmıyorlarmış. bayram diye fazla para öde ama bayramdan dolayı hiç birşeyden faydalanma... neyse kızımı içeri sokmamla dışarı kendimi atmam bir oldu. lağam kokusumu desem rutubet kokusumu desem burnumun direğini sızlattığı kesin birde basık kasvetli ortam kızımı ikna edip erkenden çıktık. zavallı çocuğa evde vaadler verdik havuza girceksin parkta oynayacaksın diye ama herşey kursağında kaldı. yine aynı katta çocuklar ve yetişkinler için jetonlu tarzda oyuncaklar vardı onlarda ücretliydi. oteldeki mantık nasılsa her şey ücretli.

oğlum bebek olduğu için gününü yatağın üstünde geçirdi. odayı gelip temizleyen olmayınca bizim kattaki bayana dedimki odayı temizlermisiniz çarşafın değişmesi lazım. işitmediğimiz laf görmediğimiz trip kalmadı. işin komik tarafı çarşafı söktü ama koca otelde temiz çarşaf bulup takmaları 2 saat sürdü.

otel islamiya cuma günü oldu eşim otelin içindeki mescite cuma namazına gitti. döndüğünde saat 2 ye geliyordu. öğle yemeği 2 de bittiği için hemen yemeğe indik. ama doğru düzgün yemek yiyemedik. yemek vardı ama saat 2 olduğu için topladılar. yav mübarek islami otelsen cuma günü yemek saatini 1 saat uzatırsın askeriyemisin sen ???

otelin 9. katında gösteri salonu var. orada her gece eğlence varmış. lobiyi arıyoruz bu gece programda ne var diyoruz kimse bilmiyor. diyorlarki biz bilemeyiz gidip bakmanız lazım. gidiyoruz 9. kata salona bi Allahın kulu yokki bilgi alasın...

otelin girişinde saat 17 18 arası çay saatiymiş çayın yanında ikramları varmış çok acıkmıştım yemek saatinede vakit var diye çay içmeye indim neyse çay aldım ama ikramlık bişey yok. görevli bayana sordum kurabiye vardı ama kalmadı dedi. orada bikaç aile kurabiye almış ve başka kalmamış. ya sen bayramda bütün odaları dolduruyorsun madem ikramını niye bu sayıya göre ayarlamıyorsun???

gittiğim en kötü otellerde bile odalarda su ısıtıcı ve sallama çaylar olurdu. maalesef odamızda böyle bişey yoktu. canım çok çay istedi, görevliden varsa termos istedim ellerinde olduğu halde vermediler...

3 gün kaldık 2 günü dışarıda geçirdik daha çok keyif aldık. keşke ucuz bi pansiyonda kalıp ilçenin tadını çıkarsaydık. Akçakocayı çok sevdim çok şirin biyer. en güzel yanı ise İstanbuldaki butiklerin çok çok altı fiyata alışveriş yapma imkanım oldu. aynı marka aynı ürün yarı fiyatına hatta daha altına satın aldım.

otelde hiçmi bişeyden memnun kalmadın derseniz odamızın balkonu denize bakıyordu. dalga sesleri bizi çok rahatlattı. balkonda uzun uzun oturup dalga seslerini dinledik tek eksiğimiz sıcak çaydı :)
birde perşembe gece hem çocuklar için eğlence hemde Emrah Ben'in stand up gösterisi vardı. Hatice Sultan la çok eğlendik.

çıkmadan bir gün önce otelde kalanların fikrini beyan etmesi için bi form hazırlanmış. formu doldurup müşteri ilişkilerine teslim ettim bütün olumsuzlukları paylaşmama rağmen kimse dönüş yapıp bir şey demedi.

son yıllarda tesettürlü kesimin ihtiyacına binaen islami otellerin sayısı artmaya başladı. fiyatlarıda normal otellere göre baya yüksek. ama gel görki dışı seni içi beni yakıyor. hepsine kötü diyemem tabiki işini hakkıyla yapanlarda var. ama ben kötü bi deneyim yaşadım.
bütün bunları ayrıntısıyla yazmamın sebebi belki yılda bir kez tatil yapacaksınız aman iyi olsun diyip yolunuz bu otele düşerse bunu okuyupta vazgeçersiniz diye düşündüm. yada başınıza nelerin geleceğini önceden bilin...

sky tower otel




CEREC DİŞ

dis cerec


merhabalar

önceki yazımda diş tedavimden ve implantımdan bahsetmiştim. tıktık

bu yazımda fazla bilinmeyen bir yöntem olan cerec ten bahsedicem.

dişler çürümeye başlayınca ilk olarak dolgu yapılıyor ileriki safhada kanal tedavisi yapılıyor. ama kanal tedavisinden sonra diş zamanla siyahlaşabiliyor. çirkin bi görüntü oluşuyor. daha ilerleyen zamandada diş zedelenip kırılıyor ve çekime gitmek zorunda kalıyor. bunları yaşayıp sonrada implant yaptırmıştım. başka bi dişimde aynı şeyleri yaşayınca dişimi çektirmeden nasıl ömrünü uzatabilirim diye düşünmeye başladım. kaplama yaptırıp bi kaç sene daha kullanmak en mantıklı fikir olarak göründü. daha ileride sorun olursa implant yaptırırım diye düşünüyorum.

kaplamayı hepimiz az çok biliyoruz. kanal tedavili diş küçültülüp laboratuvarda diş yapılıp küçültülen dişin üstüne yapıştırılıyor. diş kesildikten sonra diğer diş yapılana kadar bir kaç gün bu şekilde gezmek zorunda kalıyorduk.
ama teknoloji bunada çözüm getirmiş durumda. artık 1 saatte yeni dişiniz makinede hazırlanıp sorunsuzca takılabiliyor. evet yanlış duymadınız dişi makine hazırlıyor :)

yapılan işlemler şu şekilde ilerliyor. öncelikle dişiniz küçültülüyor. cerec ölçü makinesiyle ölçü alınıyor. ağzınızı kapatmamanız için bi aparat takılıyor. kalem
gibi alet düşünün dişinizin etrafında gezdirilerek ölçüsü alınıyor. daha sonra makineye bilgiler ve diş rengi giriliyor. 1 saat sonra dişiniz hazır oluyor. makineden çıkan diş küçülen dişe yapıştırılıyor ve yükseklik varsa doktorunuz yüksekliği alıyor. hepsi bu kadar.

bütün bu işlemler yapılırken iğne bile yapılmıyor. acısız ağrısız pratik bir tedavi yöntemi. aynaya baktığımda diğer dişlerimden ayırt edemiyorum.

eğer görüntüsü rahatsız eden dişleriniz varsa hiç düşünmeden yaptırmanızı tavsiye ederim.

DİŞ İMPLANT TEDAVİM

dis implant


implanttan korkanlar buraya :)
çok acıyacak diye implant yaptırmayanlar lütfen okumadan karar vermeyin...

hamilelikte dişlerin çok etkilendiğini bildiğim için hatice sultana hamile kalmadan önce diş bakımımı halletmiştim. çok şükür hamileliğim bitince sadece iki dolgumu kanala çevirmiştim.

ömer asafa hamile kalmadan önce yine dişçiye gidip genel bi kontrolden geçtim. ama hamileliğim sırasında çok eski bi kanal tedavili dişim kırıldı. hamileliğimin tam ortasında olduğum için müdahale ettirmek istemedim doktor uyuşturmadan kırılan parçayı almıştı.

doğumdan hemen sonra dişçinin yolunu tuttum. beylikdüzü civarında oturanlar bilir DENTESTETİCA adında güzel bir klinik var. benim ikinci evim diyebilirim:)

öncelikle kırılan dişim çekildi ve arkasından tedavi planı oluşturuldu. dişimi çeken cerrah Cemil Beyle çekimden sonra boş kalan yer için ne yapabileceğimizi konuştuk sonuç olarak implanta karar verdik.

diş çekiminin üzerinden birbuçuk ay geçtikten sonra implant için randevumu aldım.
gittiğimde okadar korkuyordumki birisi kötü bişey söylese hemen ordan kaçacaktım:) internette okuduğum acımasız yorumlardan sonra çok canımın acıyacağından emindim. bankodaki arkadaş ayşe hanım oda hazırlanıyor birazdan sizi alıcaz diyince odaya baktım ameliyat hazırlığı gibiydi. elim ayağım titremeye başladı.

neyse zaman geldi çattı koltuğa oturdum Cemil bey geldi. benim gözlerim dolu dolu. dedimki doğru söyleyin çokmu zor bakın benim iki çocuğum var biri daha çok küçük emziriyorum ben bişey yiyemezsem oda aç kalır ağır bi ağrı kesicide içemiyorum eğer zorsa erteleyebilirim. Cemil bey gayet sakin dediki çıkınca gidip iskender yiyeceksin:)
beni ikna edip iğnemi vurdu. artık hiç bir şey hissetmiyordum hadi başlayalım dedi doktorum. dedimki bi ricam var bana ne yaptığınızı söylemeyin ben gözlerimi kapatıcam kullanılan hiç bir aleti görmek istemiyorum ve bana bişeyler anlatın kafam dağılsın. işlem başladı tır tır fır fır sesler geliyor bi taraftan Cemil bey kızını anlatıyor bana. ben hala damağımın kesileceği sesi sonrada dikiş seslerini bekliyorum derken doktor bana aç gözünü dedi gözlerimi açtım doktora baktım bitti geçmiş olsun kalk bakalım dedi. içinden dedimki heralde şaka yapıyor daha kesmedi dikmedi. etrafa baktım herkes eşyaları topluyor ozaman inandım bittiğine:) kendimi psikolojik olarak korkmaya okadar hazırlamışımki terden sırılsıklam olmuştum.

diş röntgeni çekildi beraber baktık çene kemiğimde implantı görünce inandım takıldığına.dışarıdan bakılınca hiç birşey görünmüyor.

ben yinede uyuşukluk geçince çok ağrıyacak çocuklara bakamam düşüncesiyle eve geçmeden direk yeğenime gittim. yavaş yavaş iğnenin etkisi geçmeye başladı yine ağrı yok. uyuşukluk tamamen geçti yine ağrı yok ben tası tarağı çocukları toplayıp iskender yemeye gittim :)

implant takıldıktan bir hafta sonra bir ay sonra ve iki ay sonra olmak üzere 3  kere kontrole gittim çok şükür her şey yolundaydı  implant kemikle uyum sağlamıştı. 3. ayda gittiğimde tekrar uyuşturuldu ve implantın üzerindeki kapak alınıp büyük bir vida takıldı.

1 haftayı vidayla geçirdim. o bir haftalık süreçte damak ölçüm alınıp dişim hazırlanmaya başladı. dişim laboratuvardan gelince prova yapıldı  gayet güzel ve sorunsuz olunca dişin cilası yapıldı. damağımdaki büyük vida çıkarıldı ve yerine implant vidası takıldı. yapıştırıcıyla diş vidanın üzerine yapıştırıldı. bu arada yapılan işlemlerde iğne bile vurulmadı.

çok şükür artık gülebiliyorum rahat rahat yemek yiyebiliyorum. dişsizlik çok zor bir şey. estetik olmayan yöntemleride sevmediğim için implant yaptırmakla çok doğru bi karar verdiğime inanıyorum.

implant yaptırmayı düşünüyorsanız lütfen hekiminizi iyi seçin. çok steril olması gereken dikkat ve özen isteyen bir tedavi. ayrıca kullanılan implantın markasıda çok önemli. bunu bi alışveriş gibi düşünün nasılki bi gömleğin farklı markaları farklı fiyatları kalitelisi kalitesizi yerlisi yabancısı varsa implantında aynı şekilde. kullanılacak markayı öğrenin ve araştırın. doktor çok para istediyse iyisini takıcaktır diye düşünmeyin.

benim dişime takılan implantın markası STRAUMANN.

sonuç olarak bana göre, implant çekimden dolgudan kanaldan çok daha kolay. benim gibi hassas biri yaptırdıysa herkes yaptırabilir. sakın dişlerinizi ihmal etmeyin.

bütün bu süreçlerde nazımı çeken benimle güler yüzle mücadele eden Doç Dr Dt Sabri Cemil İşler, Uzm.Dr Çiğdem Sözen Çabukusta,  Dt Ramazan İnkaya ve bütün DENTESTETİCA çalışanlarına teşekkürü borç bilirim.

cerec diş ile ilgili yazıma burdan ulaşabilirsiniz...





BİTENLER DEĞERLENDİRME 1

sac-cilt-bakim


bu postu hazırlamayı çok istedim. uzun süre biten ürünleri atmadım ve biriktirdim.
ben hiç bir zaman aynı markayla ömrünü geçiren insanlardan olamadım. ve onlara inanılmaz saygı duyuyorum. aynalarının önü çantaları banyoları hep düzenlidir. ürünleri sınırlı ve bellidir.
ben çok meraklı olduğumdan her üründen bikaç marka vardır evde. bazen kendimden sıkıldığım zamanlar oluyor kendime isyan ediyorum :)

bazı insanlar bişeyden memnun kalınca onda sabit kalır uzun süre kullanır ama ben memnum kalsamda onuda deneyeyim bunuda deneyeyim diyorum ve sonuç olarak evin her yerinden bakım ürünleri çıkıyor...

 bakım ürünü alacağım zaman çoğu bayanın yaptığı gibi başkalarına sorma ihtiyacı hissediyorum en çok sorduğum kişide google amca oluyor:)

blogger arkadaşlarımın ürün değerlendirmelerini çok beğeniyorum çok yol gösterici oluyor.
bu postu hazırlamamdaki sebepte bu oldu belki alıp almama konusunda size yol gösterici olur...




SHOLL AYAK SPREYİ ayakları yanan insanlar birbirlerini çok iyi anlarlar. bu sprey hem ayakları ferahlatıyor hemde koku gideriyor. kışın çorap giymeden önce sıkıp biraz bekleyip çorabımı giyiyorum ayakkabının içinde kendimi iyi hissediyorum. yazında dilediğim zaman kullanabiliyorum. işe yarar bi ürün olduğunu düşünüyorum. spreyden memnun kalınca sholl un diğer ürünlerinide alıp kullanmaya karar verdim.


BATİSTE KURU ŞAMPUAN normal şartlarda hiç kullanmayacağım bi ürün ama zaman kısıtlandıkça herşeyin pratiği ilgimi çekmeye başlıyor. bazı durumlarda hemen duş alma şansım yoksa hemen batiste kuru şampuanı saçlarıma yediriyorum ve anı yaşıyorum :) güzel bi ürün ben beğeniyorum


LİSTERİNE AĞIZ BAKIM SUYU VE COLGATE OPTIC WHİTE DİŞ MACUNU diş bakımı deyince akan sular duruyor benim için. kesinlikle hangi şartta olursa olsun aksatmayacağım bişey. ağız bakım suyunu herkesin kullanması gerekiyor özellikle kış aylarında sık kullanmak gribal enfeksiyonların önüne geçmemizi sağlıyor. ben colgate optic white diş macunu ile listerini beraber kullandım gerçekten iki haftada beyazlık sağlıyor. bunun dışında soğan sarmısak kokusunu büyük oranda azaltıyor.


TONI&GUY SPREY aslında sprey kullanmak çok tarzım değil zaten çok uzun sürede bitirebildim. saçı çok fazla sertleştiriyor gerçekten saç bozulmuyor ürün güzel ama ben bidaha kullanacağımı sanmıyorum.


YVES ROCHER 3IN1 ŞAMPUAN ucuzundan pahalısına zararlısından zararsızına bir çok marka denedim ama sülfatsız şampuanları hiç sevemedim. yves rocherdan alışveriş yaptığım zaman bu şampuanı hediye olarak vermişlerdi yazısı için tıktık. şampuan ıhlamur kokulu ve kremli. fakat yıkadıktan sonra saçlarım hala kirliymiş gibi bir his bırakıyor ve duştan sonraki kokusunu sevmedim. tekrar alıp kullanmayacağım bi ürün.


GLİSTER DİŞ MACUNU uzun yıllardır kullandığım arada bir kendisini aldatsamda yine dönüşüm sana dediğim macunum. iki boyu mevcut olduğu için küçük boyunu çantamdan hiç ayırmıyorum. bu macunu kullanan insanlar bidaha kolay kolay başka macun kullanamıyor çünkü bu macunun keskin tadı ve kokusu olmadığı için diş fırçalamak keyifli hale geliyor.


çok keyif alarak yazdım canlarım. devamı gelecek beklemede kalın ....

BAYAT EKMEKLERİ DEĞERLENDİRME

bayat ekmek




herkese merhabalar

ekmek yapma makinesini aldığımdan beridir ekmeğimi evde yapıyorum. keyifle yapıp keyifle yiyorum. tariflerini sizlerlede paylaşmıştım.

makinenin güzel yanı ihtiyacıma göre küçük yada büyük gece gündüz istediğim zaman taze ekmek yapabiliyor olmak. artan ve bayatlayan ekmekleride değerlendirdiğim için kahvaltılarda her daim taze ekmek tüketmek mümkün oluyor.
bugün size artan ekmeklerimi nasıl değerlendirdiğimi anlatacağım

1. olarak kıtır ekmek yapıyorum.
artan ekmeklerimi küp küp dilimliyorum. 200 dereceye ısttığım fırında kızartıyorum. yanmaması için tepsiyi arada bir karıştırıyorum. kıtır kıtır olduktan sonra fırından çıkarıyorum. soğuduktan sonra hava almayan bir saklama kabına koyuyorum.
çorbaların üstüne koyabilirsiniz acıktıysanız ara öğünlerde yoğurdun üzerine koyup yiyebilirsiniz.

eğer süzme mercimek çorbasıyla servis yapmak isterseniz, ben tavada tereyağını eritiyorum biraz baharat ilave edip kıtır ekmekleride tavaya koyup biraz kavuruyorum. kaselere koyduğum çorbaların üzerine biraz kavrulmuş ekmekten koyuyorum çok lezzetli ve sunumu güzel oluyor tavsiye ederim.

2. olarak kızarmış ekmek yapıyorum.
Rahmetli babamdan kalan en büyük hatıra sanırım. sabahları kızarmış ekmeği çok severdi.
bayat ekmeğimi dilimliyorum.yemek tabağında ekmeğin çokluğuna göre 2-3 yumurtaya biraz tuz ekleyip çırpıyorum. dilimlediğim ekmekleri yumurtaya buluyorum. tavaya biraz yağ koyup ısıtıyorum. yumurtaya bulanmış ekmekleri yağda kızartıyorum. pazar kahvaltıları için lezzetli alternatiflerden biri oluyor.


bayat-kizarmis ekmek




3. olarak köfte için kullanıyorum
bayat ekmeklerimi gelişi güzel doğruyorum. açıkta bırakıp kurumasını bekliyorum. hava şartlarına göre 1-2 günde kuruyor. kuruduktan sonra robottan geçiriyorum. kavanoza koyup dolapta saklıyorum. köfte yapacağım zaman elimin altında hazır oluyor.





HAŞHAŞLI ÇÖREK

hashasli borek-corek

Son zamanlarda çok sık yaptığım yemekten keyif aldığım ve her yiyenin tarifini istediği çöreğin tarifini yayınlamak istiyorum.

önceden misafir geleceği zaman keşke hazır yufka olsaydı hemen börek yapardım diyordum şimdi bu hamurla çok kolay börek yapıyorum.

elde yoğurulup açması zor diye düşünmeyin daha önce hiç el açması börek yapmamış olsanız bile bu tarifi çok rahat uygulayabileceğinizden eminim.

ben bu çöreği haşhaşlı olarak çok seviyorum ama patatesli ve peynirlide denedim çok lezzetli oluyor. evde hangi malzemeniz varsa onunla deneyebilirsiniz tamamen sizin zevkinize kalmış.

Malzemeler hamuru için

1 maya

1 su bardağı ılık su

1 su bardağı sıvıyağ

1 yumurta

1 tatlı kaşığı tuz

2 tatlı kaşığı şeker

un


İçi için

haşhaş

sıvıyağ

dövülmüş ceviz

şeker


aralarına sürmek için eritilmiş tereyağ


ılık suyla mayamızı eritiyoruz diğer malzemelerimizide ilave edip yoğuruyoruz. yumuşak bi hamur elde ediyoruz. mayalandırmadan 10 tane beze yapıyoruz. bezeleri tabak büyüklüğünde açıyoruz. aralarına tereyağ sürerek 5 taneyi üst üste koyuyoruz. en üsttekine yağ sürmüyoruz. aynı işlemi diğer 5 bezeyede yapıyoruz.



5 li hamurumuzu alıyoruz un serperek yufka büyüklüğünde açıyoruz. haşhaş sıvıyağ ve şekeri topak kalmayana kadar karıştırıyoruz.yufkamızın heryerine sürüyoruz. dövülmüş cevizimizide üzerine eşit şekilde serpiyoruz. sonra  bıçakla sigara böreği gibi kesiyoruz. üçgenleri dıştan içe doğru sarıyoruz ve tepsiye diziyoruz. üzerlerine tereyağı yada sıvıyağ sürüyoruz. 180 derece fırında pişiriyoruz.

NOT: eğer hemen pişirmek istemiyorsanız resimdeki gibi araları yağlanmış yufkaları streçleyip dolapta bekletebilirsiniz. dolapta bekletmemizin amacı hamurun mayalanmaması için.


Afiyet şifa olsun...








SÜTLAÇ TARİFİ

sutlac-sutlu tatli

Ramazan başlayacak başladı derken ortasına geldik bile

sıcaklardan şikayet edenlere inat havalar muhteşem güzel geçiyor. sanki ilkbahar gibi biraz serin biraz sıcak arada şiddetli yağmurlar gök gürültüsü...

birbirinden güzel iftarlar tatlı sofra  telaşları misafirliğe gitmeler misafir ağırlamalar keyifli sohbetler...
rahmet yağmurunda ıslanmak umuduyla yapılan dualar ibadetler....

kısacası hem zor hemde keyifli ay ramazan

sizlere hem yazın hemde kışın severek yenilen sütlaç tarifi vericem. ilk yaptığım zamanlarda tam bir ölçü kargaşası yaşadığım ama bu sefer olucak diye başlayıp hüsranla bitirdiğim tarif :)
size vereceğim tarifi gönül rahatlığıyla yapabilirsiniz. sadece damak zevkinize göre şekerinde oynama yapabilirsiniz.

malzemeleri 

2 lt süt
2 çay bardağı pirinç
1 buçuk su bardağı şeker
4 tatlı kaşığı buğday nişastası
1 su bardağı su


sütü tencereye koyalım pirinçi yıkayıp süte ilave edip kısık ateşte ara ara karıştırarak pişirelim. pirinçler tamamen pişince şekerini koyalım ve pişirmeye devam edelim. pirinçlerde şekerini çekince suyla nişastayı karıştıralım nişasta eriyince sütlacı karıştırarak nişastayı tencereye dökelim. birkaç dakika bu şekilde kaynatıp altını kapatalım. servis yapacağımız kaselere koyalım. soğuduktan sonra buzdolabında  muhafaza edebilirsiniz. üzerini süslemek için tarçın fındık döküp servis yapabilirsiniz.

Afiyet şifa olsun...



PRATİK LİMONATA

limonata-pratik

yorgun anneden selamlar

çocukta yaparım ev hanımlığıda modumdayım :)

yaz geldi ramazan geldi, soğuk içecekler buzdolabının raflarında yerini almaya başladı. eşim sürekli soruyor içecek bişeyimiz yokmu diye. benim küçük hanımda meyve suyu hastası olunca iş başa düşüyor. ev yapımı içecekleri çok seviyorum. ramazan yaz mevsiminde seyrederken sıvı gıdalar çok tüketiliyor. hazır içeceklerdense taze meyvelerle evde yapılan içecekler bence daha sağlıklı ve güvenilir oluyor.

daha önce çilekli limonata tarifi vermiştim. ama limonatası birazcık zahmetliydi. bu tarifimde biraz daha pratik olacak. dilerseniz yine meyvelide yapabilirsiniz.

Malzemeler
2 adet orta boy limon
2 adet orta boy portakal
1 tatlı kaşığı limon tuzu
3 su bardağı toz şeker
3-4 litre su

portakal ve limonu bozdolabı poşetine koyup buzluğa atıyoruz. tamamen donduktan sonra buzluktan çıkarıyoruz. en fazla 15 dakika beklettikten sonra 2ye yada 4e bölüp mutfak robotuna koyuyoruz üzerine şekeride ilave edip güzelce çekiyoruz. ılık suyumuzun içine robotta çektiğimiz karışımı ve limon tuzunu koyup karıştırıyoruz.en az yarım saat dinlenmeye bırakıyoruz. dinlendikten sonra ister sıkı bi süzgeçten ister tülbentten süzelim. ben tülbent tavsiye ederim. süzdükten sonra tadına göre ister su ister şeker ilave edebilirsiniz.

Afiyet şifa olsun...

EV YAPIMI PİDE

pide-yemek

hayırlı ramazanlar arkadaşlar
tarifini dün keşfettiğim çok lezzetli bir pide tarifi vericem sizlere. 


hamur için malzemeler
yarım yaş maya
1 su bardağı su
1 su bardağı süt
1 yumurtanın akı (sarısını üzerine sürücez)
yarım tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı şeker
yarım su bardağı eritilmiş tereyağı 
un

hamurun üzerine sürmek için
2 yemek kaşığı ketçap 
2 yemek kaşığı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı kekik

iç malzemesi 
250 gr kıyma
250 gr kavurma
sucuk
2 domates
5 yeşil biber
tuz
karabiber

kaşar rendesi

öncelikle kıymayı biraz kavuruyoruz ama tamamen pişmesin.kavurduğumuz kıymayı diğer iç malzemelerle harmanlıyoruz. sonra hamurumuzu yoğuruyoruz. mayalandırmadan yumak yapıp açıyoruz. yağladığımız tepsiye döşüyoruz biraz etrafından sarkacak sarkan kısmı 2 cm kalsın geriye kalan fazlalığı kesiyoruz. ketçap sıvıyağ ve kekiği karıştırıp yufkanın üzerine sürüyoruz. kavurduğumuz harcı üzerine eşit şekilde döküyoruz. kenardan sarkan hamurları içe doğru kapatıp yumurta sarısını sürüyoruz. önceden ısıtılmış 180 derece fırında pişiriyoruz.fırından çıkarmadan önce kaşar rendesini üzerine döküyoruz. bu ölçüyle iki tepsi pide çıkıyor.


Afiyet şifa olsun...



ZEYTİNYAĞLI PATLICAN YEMEĞİ

zeytinyagli patlican

hayırlı ramazanlar olsun

göz açıp kapayıncaya kadar geçen bu özel günleri hakkıyla idrak edebiliriz inşallah

yaz geliyor güzel güzel sebzeler meyveler çıkmaya başladıkça heyecanlanıyorum. yaz mevsimini çok sevenlerdenim. ne yemek yapsam diye düşünmüyorum bi karpuz peynir bile olsa yetiyor. zeytinyağlı yemeklerde ayrı güzel oluyor sıcak havalarda.

yine öylesi güzel öylesi lezzetli bir zeytinyağlı. pişir dolaba koy ister meze olarak ister ana yemek olarak servis yap. zaten benim için patlıcan diyince akan sular duruyor.


malzemeler


4 orta boy patlıcan

3 orta boy domates

1 büyük soğan

3 diş sarımsak

1 buçuk çay bardağı sıvıyağ

tuz


soğanları iri küp doğruyoruz yarım çay bardağı sıvıyağda kavuruyoruz fazla kavrulmasına gerek yok. küp küp doğradığımız patlıcanları ilave ediyoruz yarım çay bardağı daha yağ döküp kavuruyoruz. küp doğradığımız domatesleri ilave edip tencerenin kapağını kapatıyoruz. kaynayınca sarmısakları tuzu koyuyoruz kalan yağıda ilave edip tenceremizin kapağını kapatıp altını kısıyoruz. yavaş yavaş pişiriyoruz. pişince altını kapatıp dinlenmeye bırakıyoruz. ister soğuk ister sıcak servis yapabilirsiniz.


Afiyet şifa olsun...

BEBEKLERDE KONAK ve TEDAVİSİ

konak-bebek-ender yaman

bebeği konak olan olmayan bütün annelere kucak dolusu selamlar :)


daha yeni doğum yapmışız bebişimizin sağını solunu inceleyip duruyoruz aman bişey olmasın diye üstüne titriyoruz derken bigün bi bakıyosun kafasında pul pul tabaka. aman allahım bebişime noldu diye bir panik :)


evinde eski toprak bi hatun varsa sorun yok o konak yavrum konak bişey olmaz diyor içimiz rahatlıyor ama acep bide doktora sorsamıydık diye içimizden geçmiyor değil...


çok şükür kızımda böyle bişey yaşamadım ama oğlumun kırkı çıkınca konaklarımızda olmaya başladı. annem hemen görünce bu çocuğun kafası konak olmuş dedi. annecim önemli bişeymi doktora götüreyimmi dedim. yok kızım o bütün bebeklerde olur yağ süreriz geçer dedi:)

tesadüf o hafta doktor kontrolümüzde vardı hazır gitmişken Dr Ender amcamız konaklarımızada baktı ve tedavisi için bize güzel bir tarif verdi


konak bir hastalık değil oluşması yada oluşmaması bizim elimizde olan bişeyde değil. bebeklerin yağ bezlerinin fazla çalışmasından oluşan bir tabakadır. dışı sarımtırak görünür diplerde kızarıklık gibidir. bebeği rahatsız etmez. genelde alerjiye yatkın bebeklerde olur. zamanla dökülerek azalır ve biter.


doktorumuzun bize verdiği tarifle çok kısa sürede atlattık.


1 bardak su

1 yemek kaşığı zeytinyağı

1 tatlı kaşığı karbonat

1 tane yetişkin aspirini


bunları karıştırıp. bebeğimizin konak olan bölgesine masaj yaparak sürüp 15 dakika bekletip sonrada mustelanın konak önleyici şampuanıyla yıkadım. saçını durularkende bebek tarağıyla taradım.

ben bebeğime her gün banyo yaptırıyorum ama bu tarifi 3 günde bir uyguladım.


isterseniz sadece zeytinyağı sürüp 1 saat bekletip yıkayabilirsiniz.



bebişlerinizi öpüyorum tez zamanda şifalar olsun inşallah...




EKMEK YAPMA MAKİNESİNDE ZEYTİNLİ EKMEK TARİFİ

zeytinli-ekmek

çok lezzetli bitince insanın canını çektiren bir tat. ekmek yapma makinesinde (sinbo 4713http://www.aysemcelife.com/2016/04/guzel-kizim-sinbo-ekmek-yapma-makinem.html) yaptığım zeytinli ekmeğin tarifi

tarifteki bardak 250 ml


MALZEMELER 700 gr için

1+1/4 bardak su

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 tatlı kaşığı tuz

2 yemek kaşığı şeker

3 bardak un

2 silme tatlı kaşığı instant maya

1 bardak siyah zeytin doğranmış



MALZEMELER 900 gr için

1 buçuk bardak su

2 yemek kaşığı zeytinyağı

2 tatlı kaşığı tuz

2 yemek kaşığı şeker

4 bardak un

1 dolu tatlı kaşığı instant maya

1 buçuk bardak siyah zeytin doğranmış


karıştırma kabına sırayla su zeytinyağı tuz şeker un ve mayayı koyuyoruz. sırası çok önemli önce sıvılar sonra un ve maya olacak. makine ikinci yoğurma işleminde uyarı sesi verince zeytini karıştırma kabına döküyoruz. pişince makine tekrar uyarı veriyor ekmeğimizi alıyoruz 20 dakika dinlendirdikten sonra kesip servis yapabiliriz



Afiyet şifa olsun.

KARIŞIK MEYVE SUYU

karışık meyve suyu

Benim gibi hazır meyve suyu sevmiyorsanız evde meyvelerle farklı tatlar deneyebilirsiniz. Evde yapılan en kötü meyve suyu bile hazır meyve sularindan daha cazip bence. En azından doğal ve taze... Heleki evde çocuğunuz varsa içiniz rahat yemeklerin yanında verebilirsiniz. Eğer çocuğunuz evde yapılanı içmiyorsa boşalan meyve suyu kutusuna doldurabilirsiniz. Emin olun severek içecektir. Tecrübeyle sabit:)


Kendim denediğim tarifi yazıyorum burdaki ölçülere birebir uymak zorunda değilsiniz çünkü herkesin damak zevki farklıdır. Kimi tatlı sever kimisi ekşi sever. Kaynattıkça tadına bakarak ilaveler yapabilirsiniz.

1 kase kuru kayısı
1 kase üzüm (siyah beyaz karışık)
10 tane Mor erik (çekirdeklerini çıkarıp dogradim)
Yarım kilo vişne
8-10 kaşık şeker

Hepsini yıkayıp tencereye koyup üzerine 4 litre su koydum ve kaynattım. Sonra şekerini ilave edip kaynatmaya devam ettim. Meyveler iyice pişince altını kapatıp soğumaya bıraktım. Tadına göre şeker ve su ilavesi yapabilirsiniz. Soğuduktan sonra dolaba koydum.


Dilerseniz su şişelerine doldurup buzluğa atabilirsiniz.


meyve suyu


Afiyet şifa olsun...

ANNE AÇMASI TARİFİ

hamu isi


kahvaltılarınızı beş çaylarınızı süsleyecek yumuşacık bir açma tarifi. bu tarifi annemden öğrendiğim için adını anne açması koydum.

acma

MALZEMELER

1 yaş maya
1 su bardağı sıvıyağ
1 su bardağı ılık su
1 su bardağı süt
1 tatlı kaşığı tuz
2 tatlı kaşığı şeker
un
margarin

SANCAKLAR CAMİİ ZİYARETİM

gezi

önceden hafta sonlarını iple çekerdim bir çantam bir ben takılırdık nereye gitsem diye düşünürdüm. şimdi hafta sonu hafta içi çokta farketmiyor. biyere gitmek gözümde büyür oldu. çocukları hazırla,

KARAMELLİ SÜTLÜ TATLI

karamelli sutlu tatli


bu aralar karamelize tatlılarla aramda farklı bi çekim gücü olmaya başladı. kokusu tadı başka bi güzel oluyor diyenler tarifime buyursun...

FINDIKLI UN KURABİYESİ TARİFİ

kurabiye


ağızda dağılan leziz mis kokulu bir kurabiye


Gökçeada'nın kavala kurabiyesini bilirsiniz tadı biraz onuda andırıyor.


BEBEKLERİME TERCİH ETTİĞİM ISLAK MENDİL

bebek bakimi


selam güzel anneler ve anne adayları


önceki yazımda bebek bezinden bahsetmiştim. okumak için tıktık



bebişlerimizin alt değiştirme süresi yaklaşık 2-3 yıl sürdüğü için hem onlar açısından hem biz anneler açısından kaliteli ve zevkli geçirmek en doğal hakkımız.

piyasada çok sayıda ıslak mendil markası mevcut. hatice sultan doğduğunda pek bilgim olmadığından bi süre pamuğu ıslatıp temizledim. sonra araştırınca suyun ph ının bebek cildine fazla geldiğini öğrendim. bebek cildinin ph 5,5 suyun ph 7,5. bu yüzden iyi bir ıslak mendil suyla temizlemekten daha iyi.

bu yüzden mecburen ıslak mendil kullanmak zorunda kaldım. kokulu ürünlere karşı hassasiyetim olduğu için hem kokusuz hemde içeriği biraz daha masum bi ürün olsun istedim. bu konuda uni baby yeni doğan imdadımıza yetişti. saflaştırılmış su ve pamuk içerdiği için içim rahat kullandım. hatice sultana 1 yaşından sonra prima hassas ciltler için olan beyaz paket ıslak mendil kullanmaya başladım. şimdi ömer asafa uni baby alıyoruz.


ıslak mendilin tek dezavantajı paket bitene kadar etiketi yapışkanlık özelliğini kaybediyor ve kurumaya başlıyor. kurumadan muhafaza etmek için tupperware ıslak mendil kutusu kullanıyorum. 1 paket ıslak mendili açıp tamamını kutuya koyuyorum bitene kadar kurumadan rahatlıkla kullanıyorum. ıslak mendil kutusu 2 boy olarak satılıyor.


alt değiştirme olayı hassas olduğum bi nokta. her nekadar bebek olsada altını açtığımızda çişini kakasını yapabilir yada bezinden bişeyler bulaşabilir. bu yüzden yanımdan ayırmadığım alt açma örtüsünü kim icad ettiyse burdan teşekkürlerimi iletiyorum. eskiden bezden yapılmış süslü püslü alt açma örtüleri vardı bunları hem taşımak hem yıkayıp lekesini çıkarmak zahmetliydi. şimdi hazır alt açma örtüleri var. kirlenince çöpe atılıyor. benim tercihim canbebe alt açma örtüsü paketinde 10 adet var. dikkatli kullanıldığında uzun süre gidiyor.

BEBEKLERİME TERCİH ETTİĞİM BEBEK BEZİ

bebek bezi


ilk bebek deneme tahtası gibi oluyor.


eminim her anne bez konusunda bir kaç marka denemesi yapmıştır. her bebeğin cilt yapısı farklı

BEBEKLERİME TERCİH ETTİĞİM BİBERON


bebek biberon


ilk doğumum biraz zor olduğu için hastaneden eve geldiğimde stresten sütüm kesildi. 
bebeğimi emziriyorum ama ağlamasını susturamıyordum. kızım çok kötü olunca hemen doktorumuzu aradım pompayla göğsümü sağıp sütüme bakmamı söyledi. pompayla sağmaya başladım ve şok oldum hiç sütüm yoktu.meğerse çocuk doymadığı için susmuyormuş. hemen eczaneden aptamil mama ve biberon istedim. yine doktorumuzun tavsiyesiyle dr brown's yeni doğan biberonunu aldık. hatice sultan 3 aylık olana kadar dr brown's kullandık. gerçekten çok memnun kaldım. yeni doğan bebekler için içinde gaz yapmayan bi aparatı var. hiç gaz sorunu yaşamadık.

bebek biberon


3. ayda dr brown's biberonu temizlemek biraz zorlamaya başlayınca biraz araştrıp philips avent biberona geçiş yaptım. avent biberondada amziğin yanında yine hava çıkışına sağlayan bir sistem yapılmış. bu biberondada gaz yapmama özelliği var.


philips avent biberonun birkaç çeşidi var ben natural olanını tercih ettim. emzik kısmı anne memesine çok benzediği için bebeğe annesini emiyormuş gibi hissettiriyor. annesinide emen bebeklerin emmeyi bırakmaması için tasarlanmış.


temizliğide oldukça kolay. biberonu alırken yanında temizleme fırçasınıda aldım. deterjan olarak bulaşıklarıma kullandığım amway home dish drops bulaşık sabununu kullandım. sütünü içer içmez hemen temizleyince çok kolay dezenfekte oluyor. haftada bir kerede kaynatınca sorunsuz kullandım.


tek dikkat edilecek nokta bebeğinizin ayına göre biberonun emzik kısmı değiştiriliyor.

bazı sitelerde dönem dönem indirimler oluyor. bu şekilde uygun fiyata almak mümkün...

SİNBO EYM HIZLI EKMEK TARİFİ

sinbo ekmek

sinbo ekmek yapma maknesinin normal ekmek pişirme zamanı biraz uzun sürdüğünden makineye hızlı ekmek ve çok hızlı ekmek menüsüde yapılmış.


ben hiç kullanmamıştım dün deneme fırsatım oldu. biraz fazla maya koyarak lezzetli ekmek elde etmek mümkün

bu menüde gramaj ayarı yok sabit. sadece malzemeleri koyup 2. yada 4. programı seçiyorsunuz.

ölçü için makineden çıkan bardak ve kaşığı kullanıyoruz.

malzemeler

1 bardak su

0,60 bardak süt

2 küçük kaşık tuz

2 büyük kaşık şeker

2 büyük kaşık sıvıyağ

3 bardak beyaz un

1 bardak söke altın harman un

4 küçük kaşık maya


önce sıvıları sonra un ve mayayı karıştırma kabına koyup makineye yerleştiriyoruz.


Afiyet şifa olsun...



sinbo ekmek yapma makinesi

sinbo eym beyaz ekmnek tarifi 

sinbo eym zeytinli ekmek tarifi 

sinbo eym kek tarifi

YVES ROCHER COMME UNE EVİDENCE PARFÜM


bayan parfum

''ruhunuzdaki zerafeti yansıtın'' sloganıyla kendini tanıtan parfüm.

denemek için aldığım yıllardır ayrılamadığım koku.

parfüm menekşe, incir çiçeği, gül ve paçuli içeriyor.hem çiçeksi hemde odunsu olan kokusu size parfümün ne sorusunu sordurtmayı başarıyor...

kokuların beyaz tende ve esmerlerde farklı olduğunu duymuşsunuzdur evidence beyaz tenlilerde daha hoş bir hava bırakıyor.

en güzel yanıda giydiğim kıyafetlerede sıktığım için gardolabımı açtığımda durdukça güzelleşen kokusunu duyunca beni inanılmaz mutlu ediyor.

hazır bahar gelmişken alışveriş listenize ekleyebileceğiniz bir ürün.


YVES ROCHER COMME UNE EVİDENCE sade şişesiyle 50ml ve 100ml olarak satılıyor.


ben 50ml olanı çantamda taşıyorum 100ml olanı evde bulunduruyorum.

fiyatları hakkında bilgi almak ve satın almak için

yvesrocher.com adresine bakabilirsiniz yada yves rocher mağazalarını ziyaret edebilirsiniz.











AMWAY DISH DROPS BULAŞIK DETERJANI

amway dish drops

günlük hayatımızda deterjanlara muhtaç durumdayız. çamaşır bulaşık banyo tuvalet derken sürekli dererjanlarla haşır neşir oluyoruz. insanın sevdiği deterjanı bulması biraz zaman alıyor. hem cildine zarar vermeyecek hem güzel temizleyecek hem zararlı içerikleri fazla olmayacak.


bulaşık konusunda hem evden satılan hem market deterjanları olsun birçok marka denedim. cildim hassas olduğu için bazı bulaşık sabunları ellerimi çok ciddi tahriş etti. bazıları ise ellerime zarar vermedi ama temizleme konusunda zayıf kaldılar.


en sonunda amway dish drops bulaşık deterjanının ihtiyaçlarımı karşıladığı sonucuna vardım. içeriğindeki aktif bileşenlerin % 84'ü doğal kaynaklardan elde edilmiştir fosfat, sert asit/alkaliler ve klorlu ağartıcılar içermiyor.


bulaşık ne kadar yağlı olursa olsun çok hızlı temizliyor. soğuk suda bile çok etkili. sürekli süngere sabun dökmek zorunda kalmıyorum. konsantre olduğu için etkisi uzun sürüyor. konsantre oluşunun diğer artısı ise sulandırılarak kullanılması. uzun süre kullanacağım deterjanın şişesi 1 litrelik oluyor ama aylarca kullanıyorum.


ilk aldığımda sipariş verirken karıştırma şişesinide sipariş vermiştim. yıllardır aynı şişede karıştırıp kullanıyorum. verdiğim parayı sonuna kadar hakediyor.


şuanda satış fiyatı 22 tl. şişesi 5 tl.


ETİMEK TATLISI

sutlu tatli

yine kolay bir tarif yine tatlı yine ben :)


hem sütlü hem şerbetli hem lezzetli hem hafif


MALZEMELER


şerbeti için;

bir buçuk su bardağı şeker

2 su bardağı su


muhallebisi için;

1200 ml süt

3 kahve fincanı şeker

3 kahve fincanı un

yarım paket margarin (125 gr)

1 paket krema

1 vanilya

1 paket etimek


etimekleri borcama diziyoruz. şekeri tencereye koyuyoruz ve karamelize yapmak için kavuruyoruz esmerleşip eriyince suyumuzu ekliyoruz 4-5 dakika kaynatıyoruz. sıcakken etimekleri bu şerbetle ıslatıyoruz.


muhallebi için tencerede yağı eritiyoruz ununu koyup kavuruyoruz. şekerini ilave edip biraz daha kavuruyoruz. sütünü ilave edip kaynayana kadar karıştırıyoruz kaynayınca vanilyasını döküp altını kapatıyoruz. kremayı içine döküp blenderdan geçiriyoruz.


muhallebimizi etimeklerin üstüne döküyoruz. üzerini süslemek için hindistan cevizi, antep fıstığı fındık, tarçın kullanabilirsiniz. biraz soğuyunca buzdolabına koyuyoruz. soğuk servis yapın.



Afiyet şifa olsun...

ÇÖREK OTLU KURABİYE TARİFİ

tuzlu kurabiye

çok lezzetli pratik bir tuzlu kurabiye. çat kapı gelen misafire hızlıca yapılacak türden bi tarif.



MALZEMELERİ

1 oda ısısında beklemiş margarin (250 gr)

yarım su bardağı sıvıyağ

1 yumurta akı (sarısı üzerine sürülecek)

2 yemek kaşığı şeker

1 tatlı kaşığı tuz

1 kabartma tozu

un

çörek otu


bütün malzemeleri yoğuruyoruz. kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde ediyoruz. çörek otunun yoğunluğunu kendi zevkinize göre ayarlayabilirsiniz. ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayıp tepsiye diziyoruz. ayırdığımız yumurta sarısını üstlerine sürüp fırında 175 derecede pişiriyoruz.


afiyet şifa olsun...

eSpring SU ARITMA SİSTEMİ

espring

Ortalama insan vücudunun en az %66'sı sudur. Yeterli su almak için yetişkin bir insanın içmesi gereken su her 30 kg da 1 litredir. yani 60 kg olan bir insanın günde 2 lt su tüketmesi gerekir. tabi içtiğimiz suyun hem güvenli olması gerekir hemde vücuda gereken değerleri vermesi gerekir.


önce şunu bilmemiz gerekir akan su duran sudan daha sağlıklıdır.


çeşmeden akan suyun temiz olmadığını düşündüğümüz için ya arıtıcı kullanıyoruz yada damacana suları alıyoruz.


damacana suların sağlıklı olmadığını düşünüyorum son zamanlarda çıkan haberlerde bunu doğrular nitelikte. damacananın sağlıklı olması için belli koşullarda olması gerekiyor bunada dikkat eden firma sayısı çok az. cam damacanayı almak istesek hem ağırlığı ve muhafazası zorluyor hemde fiyatları cep yakıyor.


geriye kalan alternatifte arıtıcılar


piyasada ucuzundan pahalısına küçüğünden büyüğüne bir çok marka ve model arıtıcı var.


ben uzun araştırmalarım sonucunda eSpring su arıtıcıyı aldım. 5 yıldır kullanıyorum ve çokta memnunum. size bazı özelliklerini sunayım


eSpring 20 yıllık bir araştırmanın sonucunda geliştirilmiş bir ürün


arıtıcı suyu çeşmeyi açtığınız anda arıtmaya başlıyor


suyun tadını kokusunu ve rengini anında güzelleştiriyor


eSpring karbon blok filtre, ultraviyole ışığı ve elektronik kontrol teknolojisini tek bir ünitede topluyor


eSpring bir kartuşta 5000 litre su arıtıyor


eSpring Su Arıtma Sistemi NSF/ANSI 42, 53, 55 ve 401 Standartları için sertifika alan ilk üründür. (NSF Belgesi, kullanıcı ve gıda denetleyicilerine, kullanılan temizlik kimyasalının gıda güvenliği açısından uygun olduğunu garanti eder)



eSpring gelişmiş bir garanti altındadır. Satın alma tarihinden itibaren 90 günlük bir tatmin garantisi ile korunuyor. Tamamen memnun kalmadıysanız bu süre içinde gereci iade edebilirsiniz. Buna ek olarak, eSpring tam 2 yıllık bir standart garanti kapsamındadır.



ürünün 3 ayrı modeli var. tezgah altı, tezgah üstü ve duvara montelisi. tezgal altı olan modelin yedek musluğu tezgaha takılıyor.

EKMEK YAPMA MAKİNESİNDE KEK TARİFİ


sinbo eym kek

ekmek yapma makinesinin kek yapma özelliğini deneme fırsatım oldu. riske atmamak için ilk önce kendi kitabındaki tarifini denedim. fikrimi sorarsanız ne iyi nede kötü. pişirme süresi biraz uzun. benim makinemde (sinbo 4713) 2 saat 50 dakika sürüyor.


lezzet olarak bizim alıştığımız damak tadından biraz farklı. yağı biraz fazla ve kıvamı ıslak kek gibi. önce içi hamurmu kaldı dedim ama değilmiş. lezzetli ama bizim klasik kekler gibi olmadığı için azıcık yiyince kesiyor insanı.

tarifteki bardak 250 ml

MALZEMELER

3 yumurta

1 bardak şeker

1 buçuk bardak sıvıyağ

1 buçuk bardak süt

1 paket vanilya

1 paket kabartma tozu

1 yemek kaşığı kakao

2 bardak un

yarım bardak pirinç unu

makineyi çalıştırdım. menüden 6. programı (kek programı) seçtim ve başlattım. o karıştırmayı yaparken ben malzemeleri koydum.önce şekerle yumurtayı çırptıktan sonra diğer malzemeleri ilave ettim. ve kapağını kapattım. kendisi piştikten sonra uyarı verince keki çıkardım. kesme tahtasında biraz dinlendirdikten sonra servis yaptım.


TİRAMİSU TARİFİ

sutlu tatli

hanımlara tatlı diyince akan sular duruyor. şerbetlisi sütlüsü kakaolusu kremalısı süslüsü sadesi derken hepsi birbirinden farklı ve yemesi zevkli.


bugün size kolay pratik bir tarif vereceğim. Türk usulü tiramisu :)


MALZEME

hazır pastaban

4 çorba kaşığı nescafe

1 yemek kaşığı şeker

1 su bardağından biraz az sıcak su

kakao


kreması için:

3 kaşık un

3 kaşık şeker

3 su bardağı süt

1 yumurta sarısı

200 gr labne


ilk olarak sıcak suya nescafe ve şekeri karıştırıyoruz soğumaya bırakıyoruz.


tencereye krema malzemelerini labne hariç koyuyoruz karıştırarak pişiriyoruz. kaynamaya başlayınca altını kapatıyoruz kaymak tutmaması için soğuyana kadar karıştırmaya devam ediyoruz.


nescafe ılıyınca pastabanın altını ve üstünü ıslatıyoruz.


hangi tabakta servis yapacaksak pastabanın altını tabağa koyuyoruz ve soğuyan kremanın yarısını kekin üstüne döküyoruz. diğer keki üstüne koyuyoruz ve kalan kremayıda en üste döküyoruz. kakaoyu eleyerek üstünü süslüyoruz.


dolapta biraz dinlendirdikten sonra yemeye hazır.


afiyet şifa olsun...