HATİCE SULTAN ANAOKULUNA BAŞLADI



selam güzel anneler

hamileliğin heyecanı doğumun heyecanı derken bebişler doğdular büyüdüler ve bizi şaşırtmaya devam ediyorlar...

güzel kızım hatice sultanım mayısta 3 yaşına girmişti. çok hareketli ve zeki bir çocuk. aramızda kalsın çok fazla konuşuyor :)

kardeşi olduktan sonra çok ciddi zorlanmaya başladım. hiç bir şeye yetişemiyorum her şeyimiz yarım kalıyor. her sabah güne başlarken planlar hayaller kuruyorum ama hiç birini yapamadan gece oluyor. bazen çok üzülüyorum. kardeş yaparak haksızlıkmı ettim kızıma diye. ama böyle düşünmekte yanlış geliyor. kardeş çok değerli birşey ama çocuklukta çok değerli. of kafam çok karışık anlayacağınız...

hatice sultan farklı bir çocuk. aslında her çocuk annesine göre farklı ve zeki. artık ona yetemediğimi hissediyorum. kendimi kötü hissediyorum. bu yüzden anaokulu düşüncesi  bu sene çok sıcak geldi.
anaokuluna gidip gitmemesine karar vermek en zor şey diye düşünürken asıl zorluğun hangi anaokuluna göndermeliyim olduğunu anladım.

eminim bu süreci yaşayan her anne baba benim gibi olmuştur. anaokulu araştırmasına girince çok değişik olaylar gözlemledim. çok farklı anaokulları var.

öncelikle kendime ben ne istiyorum diye sordum.
-bahçesi olmalı
-ferah gürültüden uzak müstakil olmalı
-pedagog bulundurmalı
-öğretmeni sevimli ilgili güler yüzlü olmalı
-değerler eğitimi almalı
-velilerle iletişim kuvvetli olmalı

sizce isteklerimde bir gariplik varmı???

en zorlandığım nokta kendi evimin yakınındaki anaokullarının anaokulu gibi değilde dükkan zihniyetinde olmasıydı. apartman altlarında yada apartman dairelerinde karanlık basık gürültülü...
evimin uzağında olan okullardada mesafe çok zorladı. çocuk serviste daha bu yaşta yol stresi çekecek bunada gönlüm el vermedi. bazı anaokullarında ilgi sıfır. öğretmen çocuktan habersiz çocuk öğretmenden.

neyse kendimize uygun biyer bulmak nasib oldu çok şükür. hem mesafe çok uzak değil. hemde çok sıcak kaliteli bir okul. kızım ilk günden hiç sorun çıkarmadan okula başladı. servisinede çok çabuk alıştı. bazen bakıyorumda sanki 20 yaşındaki genç kız gibi. ben onu teselli edeceğime o beni teselli ediyor:)

ilk başladığı gün kendimi çok kötü hissettim. sanki evden gelin çıkarmışım gibi içime acı oturdu resmen. ama akşam gelince onun yüzündeki mutluluğu pozitif enerjiyi görünce çok mutlu oldum.

bizde durum bundan ibaret. bu anaokulu muhabbeti bana daha çok post yazdırır :)

takipte kalın selamlar...


ADALET VARSA ÇOCUKLAR NEREDE???

gönül isterdiki hep sevgiyle bir şeyler yazalım ama maalesef bugün klavyeye öfkeyle basıyorum...

her sabah mutlulukla uyanıp kahrolası haberlerle mağdur çocukları görüp günlerce etkisinden kurtulamıyorum. üzülüyorum korkuyorum tedirginim...

her gün ülkemde onlarca çocuk şiddete maruz kalıyor, dövülüyor, işkence görüyor, tecavüz ediliyor, öldürülüyor. bu sıfatlar çocuk kelimesinin yanına hiç yakışmıyor ama maalesef bunlar iç acıtıcı gerçekler...

hepimiz anne baba olarak sıra ne zaman bize gelecek bilmeden bekliyoruz. zannetmeyin ki bu olaylar sadece televizyon ekranlarında. sevgili anneler yarın o haberlerdeki sen ben biz olabiliriz...

çok değil daha geçen sene kızım arabanın içinden kaçırılmaya çalışıldı. daha 2 buçuk yaşındaki kız çocuğundan bahsediyorum. düşünmek bile istemiyorum ama bu gerçek gerçeğin ta kendisi...

geçen sene İstanbul un en işlek semtlerinden birinde kızımla arabadeyken pusuya yatmış bir şerefsiz beni arabada göremeyince kızımı arabadan almaya geldi. beni görünce panikleyip ileride onu bekleyen lüks bir araca binip kaçtılar. 
ne kadar sıradan dimi özel arabanızın kapısını açıyor evladınızı kolundan tutup alıp gidiyor. her şey anlık saniyelik gerçekleşiyor. ben olayın şokunu hala atlatamadım. düşündükçe deliriyorum.

çok annelere şahit oluyorum markette, pazarda, alışveriş merkezlerinde, parkta o kadar dalgınızki o an başımıza bunların geleceğini düşünmeden davranıyoruz. 

bir gün gittiğim fırında orada çalışan genç bir çocuk kızımla zorla fotoğraf çekmeye çalışırken farkettim ve şok oldum. ya sen benim çocuğumla niye fotoğraf çekiliyorsun ne alaka ??? daha bunun gibi niceleri

kız olsun erkek olsun dışarı çıktığım andan itibaren kimseye güvenmiyorum güvenemiyorum. artık herkese kötü gözle bakıyorum. belki çocuğu baskı altında yetiştiriyorum ama yapabileceğim başka bişey yok.

her gün komşusundan, servis şöföründen, akrabasından, bakkalından, manavından mağdur olan çocukları gördükçe sağlıklı davranmam mümkün olmuyor...

burdan devleti yönetenlere sesleniyorum. ne zamana kadar bize zarar veren şerefsizlere bizim paramızla içeride bakacaksınız???
hırsızı ceza yemez sokakta, katili ceza yemez sokakta, tecavüzcüsü sokakta... sonrada 3 çocuk yap... çocuklarımıza camdan dışarı baktıramaz olduk. bırak üçü birine bile bakamaz olduk...

hala idam için düğmeye basmayanlar bu yaşanan olaylara seyirci kalanlar bişeyler yapmanız için illa sizindemi canınızın yanması lazım...

ALLAH LAYIĞINIZI VERSİN!!!!!



KEHRİBAR KOLYE FAYDALIMI?

kehribar kolye-dis


merhaba güzel anneler

bebekler gelirken hoş geliyorda sonra biz perişan biz derbeder :)

kolikti, gazdı, dişti, yürümeydi, okuldu derken liste uzayıp gidiyor. ah şuda geçse ah buda geçse derken anladımki 40 yaşınada gelse çocuk evlattır ve hiç sıkıntısı bitmeyecek bu veletlerin.

hatice sultanın 2. ayında salyaları akmaya başlayınca herhalde erken diş çıkaracak diye düşündüm ama 7. ayımızda ilk dişimiz çıktı. tabi o süreçte yakalığımız boynumuzdan hiç eksik olmadı. sürekli ateş, kaşınmalar, ağlayıp sızlamalar. son dişi çıkana kadar ben perişan oldum. anne olarak çok üzülüyorum bir şeyler yapmak istiyorum  ama elimden hiç bir şey gelmiyor maalesef. sadece doktorumuzun verdiği dentinox jeli sürmekle yetiniyordum. elimizde sürekli havuçlar kaşıyıcılar ama hepsi bir yere kadar.

o dönemde internette çok araştırmıştım ne yapabilirim diye ama bi sonuca varamamıştım. internette kehribar kolyenin iyi geldiğiyle ilgili birkaç yazı okumuştum ama açıkçası inanmadım. çünkü o dönemde acayip bi taş furyası vardı. o taş şuna iyi geliyor bu taş şuna iyi geliyor. fiyatlarıda yüksek olunca  kehribarında satış oyunu olduğunu düşünmüştüm.

ömer asaf doğunca aynı ablası gibi 2. ayında salyaları akmaya başladı damakları kaşınıyor. eyvah dedim ben şimdi ne yapıcam?

bu sefer gözümü kararttım kehribar kolye aldım. aldım almasınada herkeste negatif bir yorum trafiği. anneler bu durumu iyi bilirler ne yapsak bi eleştiri alıyoruz :)

o kolye çocuğu boğmazmı? yazık boğazını sıkmazmı? bu sahtedir? bi taş dişe ne yapabilirki? kız gibi kolye takmışsın? bunların hepsi oyun? :)) vs...

ama benimle aynı durumda olan muzdarip ve kendini geliştirmiş anneler, gayet ilgili bir şekilde işe yarayıp yaramadığını soruyorlar. o yüzden bu yazıyı yazma gereği duydum.

evet anneler ben kehribar kolyeden çok memnun kaldım. ve emin olun kimsenin hakkına girmemek için çok defa denemeden bu yazıyı yazmak istemedim.

ömer asaf 3 aylıkken kolyeyi takmaya başladım. şuan 9 aylık hala takıyoruz. takmaya başladıktan 2 gün sonra salya akıtmalarımız bitti. ateşi çıkmıyor ve çok şiddetli kaşıntımız yok. tabiki her bebek gibi yakaladığı her şeyi ağzına götürüyor ama bu çok normal zaten.

yazın denize gittiğimiz dönemde çok sıkılmasın diye kolyesini 4 gün takmadım. hemde denemek istedim bütün keramet kolyedemi diye. hemen sıkıntılarımız başladı ateşlendi huysuzlandı. 4 gün sonunda hemen heri taktım.

ve ömer asaf hala diş çıkarmadı :) eğer kolye almayıp yine diş çıkarmasını bekleseydim kendimede onada eziyet etmiş olacaktım. üstelik diş sorunu ilk dişin çıkmasıyla bitmiyor son dişi çıkana kadar devam ediyor. heleki azı dişleri tam kabusa dönüyor.

eğer sizde almak istiyorsanız ve tereddütleriniz varsa hiç düşünmeyin derim. ama aldığınız yer çok önemli. kehribarın piyasada çinden gelen taklitleri çok fazla. o yüzden sertifikalı orjinal ürün almaya dikkat edin.

güvenilir sertifikalı kehribar ürünleri satan neresi var derseniz buyrun adresi


sofimaya-dis-bebek-kolye


sağlıklı günler...



BEBEKLERDE PİŞİK

bebek-pisik
merhaba güzel anneler

bebişlerimiz doğdu anne baba olarak herşeyin en güzeline sahip olsun istiyoruz. onu gözümüzden bile sakınıyoruz. aman kimse kuzumuzu koklamasın öpmesin dokunmasın istiyoruz. evet evet bebeğimizi kıskanıyoruz :) çok normal duygular. onlar daha küçücük çok değerli ve hassaslar.

bebek bezi ile ilgili daha önce bi yazı yazmıştım okumak için tıktık.

evet bezimize karar verdik. düzenli olarak aynı bezi kullanıyoruz ama bebeğimizde pişik olmaya başladı. panik yok biz her şeyin üstesinden gelebiliriz ;)

pişik neden olur önce bunu bilmemiz gerekir. pişiğin okadar çok sebebi varki. bizim bebeğimizde neden olduğunu çözebilirsek tedavisi daha basit olacaktır.

eğer doğduğundan beridir sık sık oluyorsa, bazı bebeklerin idrarı çok asitlidir bundan kaynaklanıyor olabilir.

bezini çok geç değiştirdiğimizde oluyorsa bebeğin idrarı ve dışkısı havasızlıktan dolayı pişiğe sebep oluyordur. bezini geç değiştirdiğimizde bebeklerde mantar ve bakteriyel enfeksiyonlara sebebiyet veriyoruz.

sadece süt veriyorsak yani emziriyorsak bizim yediğimiz bazı gıdalar yada kullandığımız ilaçlar sütümüzden bebeğimize geçip pişiğe sebep olabilir.

sadece süt vermiyorsak katı gıdalara geçtiysek tam geçiş sürecindede pişik çok karşılaşılan bir durum. anne sütüyle katı gıdanın birleşiminde ortaya çıkan asit bebeklerde pişik yapıyor.

düzenli kullandığımız ıslak mendili değiştirdiğimizdede pişik olabiliyor.

katı gıdaya geçtiğinizde eğer bir yiyeceğe karşı alerjisi varsa yine vücut tepki olarak pişik yapabiliyor.

eğer bunlardan hiç biri değilse çocuğunuzun çinkosu düşüktür. doktor kontrolünde yapılan kan testiyle bunu öğrenebilirsiniz.

pişik olan bölge ilk zamanlarda pembemsi görünür daha sonra ilerlerse kırmızı renge dönüşür ve durum ciddiyse kanlanmış görünmeye başlıyor.
yaz aylarında pişik daha sık görülür ve terleyen bütün bölgelerde kızarıklık olur.

bebek-pisik

peki pişik olunca ne yapıcaz?

öncelikle bebeklerimizin bezini pişik olsada olmasada sık sık değiştireceğiz. bezini açıp altını temizleyince yeni bezini bağlamadan önce kurumasını bekleyeceğiz. ıslak ıslak bağlarsak mantara sebep olur.

pişik olduğunu gördük çinko içerikli kremlerden ince tabaka halinde süreceğiz. bir süre sonra fayda etmediyse bebeğimizin altını ıslak mendil yerine pamuk ıslatıp temizleyeceğiz.

yine fayda etmezse son günlerde verdiğimiz gıdaları liste yapacağız ve şüphelendiklerimizi vermeyip bir kaç gün deneyeceğiz. eğer düzelirse tekrar yedirip tekrarlayıp tekrarlamadığına bakacağız. eğer tekrarlarsa bebeğimize alerji yapan gıdayı tespit edip bir süre yedirmeye ara vereceğiz.

bütün bunlara rağmen düzelmezse doktora götürüp çinko seviyesine baktırabiliriz. zaten pişik olan bölge pembeden kırmızıya dönmüşse ve çok kötü durumdaysa doktorumuz daha etkili merhemler verecektir. yani antibiyotik yada kortizonlu merhemler.

bu konuda çok sıkıntı çektiğim için özellikle yazmak istedim. Hatice Sultan da 2 ay geçmeyen ve bizi çok huzursuz eden pişik sendromu yaşadık. sonuç olarak yumurtaya alerjisi olduğunu keşfettim. 10 gün yumurta yedirmedim. sonrasında 1 gün yedirip 2 gün ara verdim ve zamanla bünyesi alıştı. çünkü bu bir geçiş dönemi. alerjisi olan gıdayı tamamen kesmek gerekmiyor. yavaş yavaş alıştırmak gerekiyor.

Ömer Asaf katı gıdaya geçince her gün bir besin vererek başladım. eğer bünyesi tepki verirse neyden olduğunu anlamak kolay olsun istedim. sütten ağzı yanan anne olarak Ömerde daha temkinliydim :)

günlük yaşadığımız pişiklerde kullandığım ürünler sebamed pişik kremi, bübchen pişik kremi, bepanthol pişik kremi, sudocrem, hakiki zeytin yağı.

bir anne olarak elimden geldiğince size yardımcı olmak istedim.

Sağlıklı bebişleriniz olsun....