Cocopopslu Çikolatalı Toplar

12/15/2017 11:46:00 ÖÖ AysemceLife 0 Comments

tatli-tarif-yemek


Herkese merhabalar

çok şirin cocopopslu çikolatalı toplar hem çayın hem kahvenin yanında mutlu eden atıştırmalık...


Malzemeler:

4 adet metro çikolata
3 su bardağı cocopops (ben değişiklik olsun diye bimden iki renkli aldım)
1 yemek kaşığı tuzsuz tereyağı
5 yemek kaşığı süt (yarım çay bardağı)

öncelikle metro çikolatalarımızı dörde bölüyoruz. sonra teflon tenceremize doğradığımız çikolataları, tereyağını ve sütü koyuyoruz. çikolatalarımızı orta ateşte eritiyoruz. eritirken silikon spatulayla karıştırıp pürüzsüz hale gelmesini sağlıyoruz. tamamen eriyip pürüzsüz hale gelince tencerenin altını kapatıp cocopopsları karışımın içine döküp iyice karıştırıyoruz. bütün cocopopslar çikolataya bulanınca silikon kalıplara paylaştırıyoruz.

bu haliyle donana kadar ellemeden bekliyoruz. tamamen sertleştikten sonra silikon kalıplardan çıkarıp servis yapıyoruz.

ben iki ölçü yapmıştım resimlerde gördüğünüz gibi bir küçük birde büyük kalıp kullandım. hangi büyüklükte olmasını istiyorsanız ona göre istediğiniz silikon kalıpta şekillendirebilirsiniz.

kalıpta uzun süre bekleyip donması gerekiyor. ben akşam yapıp sabah kalıplardan çıkardım tam donmuştu. donmadan çıkarınca alttaki cococpopslar kalıpta kalabiliyor ve tadı kıtır kıtır olmuyor.

cikolata-cocopops


kızım ana okuluna gidiyor arkadaşlarına götürmek istedi. okula rahat götürebilmesi için cupcake kalıplarına koydum.

yemek-tatli-tarif


dilerseniz üstlerini renkli soslarla süsleyebilirsiniz. ben beyaz çikolata kullandım.


Afiyet şifa olsun...

0 yorum:

Çilekli Tart

12/07/2017 11:41:00 ÖÖ AysemceLife 0 Comments

tatli-yemek-tarif

kek yemekten sıkıldıysanız tart yapmanızı tavsiye ederim.

hem görüntüsüyle hem lezzetiyle doyuran bir tatlı.

kek için malzemeler :
2 yumurta
1 çay bardağı toz şeker
1 paket vanilya
1 çay bardağı sıvıyağ
1 çay bardağı süt
1 paket kabartma tozu
un

krema için malzemeler :
1 buçuk yemek kaşığı nişasta
2 çay bardağı toz şeker
1 paket vanilya
2 buçuk yemek kaşığı un
3 su bardağı süt
1 yemek kaşığı tereyağ

süslemek için:
çilek
çikolata (isteğe göre)

fırınımızı 175 derceye ayarlıyoruz. 
tart kalıbımızı margarinle yağlıyoruz ve üzerine un serpiştiriyoruz. 
kek malzemelerinden yumurta ve şekeri çırpıyoruz sonra süt vanilya ve sıvıyağı ilave edip çırpmaya devam ediyoruz. un ve kabartma tozunu ilave edip tekrar çırpıyoruz. normal kek kıvamında olması gerekiyor. istediğimiz kıvama gelince yağladığımız ve unladığımız kalıba döküyoruz ve fırına veriyoruz.

kekimiz pişerken kremamızı pişiriyoruz.
nişasta şeker vanilya ve unu tencereye koyup iyice karıştırıyoruz ve üzerine sütü ilave ediyoruz. 
sütü koymadan önce toz olan malzemeleri birbirine karıştırırsanız sütü koyunca topaklanma yaşamazsınız.
kaynamaya yaklaşınca tereyağını ilave ediyoruz
kaynayınca altını kapatıyoruz ve biraz soğuyana kadar karıştırıyoruz.

kekimiz pişince soğumaya bırakıyoruz. soğuduktan sonra kalıbımızı ters çevirip kekimizi çıkarıyoruz. servis yapacağımız borcama alıyoruz.
üzerine soğuyan kremamızı döküyoruz. üzerini doğranmış çileklerle süslüyoruz ben en üste çikolata rendeledim.


Afiyet şifa olsun...



0 yorum:

Kış Geldi Grip Olmak İstemiyorum

12/01/2017 02:11:00 ÖS AysemceLife 2 Comments

dogal-tedavi-tavsiye

havalar soğusun ama kalplerimiz sıcacık kalsın dileğiyle başlayalım...

bugün itibariyle kışa giriş yapmış bulunmaktayız.
mevsimler hızla birbirini kovalıyor günler haftalar aylar yıllar nasıl geçiyor anlamıyorum. zaman o kadar bereketsizki. evde çocukta olunca dahada hızlanıyor hayat.

çok şükür bu sene sonbahar çok lezzetli geçti. havalar ne sıcak ne soğuk tam gezmelikti.

ama artık kış ve hastalıklar kapıda. klasik grip ve bilmediğimiz virüslerin salgınları başlayacak.

hastalık başlamadan önce tedbir almak en güzelidir. baştan tedbir almadıysak, hasta olacağımızı anladığımız anda birşeyler yapabiliriz. ama yakalandıktan sonra düzelmek zorlaşıyor.

ben size evde nacizane uyguladığım yöntemlerden fikir vermek istiyorum.


gripöncelikle kışa girmeden önce ekinezya kürü yapıyorum. ekinezya bitkisinin bağışıklığı güçlendirici etkisi var. 15 gün kullanıyorum 15 gün ara veriyorum. tekrar 15 gün kullanıyorum. kullandığım ürün Nutriway Echinacea Plus bununla ilgili ayrıntılı post hazırlayacağım.








saglik
hasta birinin olduğu ortama girdiysem bulaşma ihtimaline karşılık yada hasta olacağımı anladıysam burnumda kaşıntı, akıntı, boğazımda acıma başladıysa hemen c vitamini takviyesine başlıyorum.
bunun yanında umca damla kullanıyorum.

diğer adı hasta çorbası olan tavuk suyuna çorba bol karabiberle muhteşem iyi geliyor.






grip-ihlamur
ek olarak gün içinde içebileceğim bir ıhlamur çayı hazırlıyorum.

tarifinide vereyim;

ıhlamur
elma
kabuk tarçın
zencefil

bütün malzemeleri kaynatıyorum. kaynadıktan sonra limon sıkıyorum balla tatlandırıp içiyorum.

bütün bunları hastaykende uygulayabilirsiniz. eğer ateş ve öksürükte varsa ben antibiyotik kullanmayı sevmediğim için alternatif ürünler kullanıyorum.




soguk-alginligi-grip
Sevgili Emine Hanımın kendi elleriyle hazırladığı cold kremi kullanıyorum. biraz ayrıntı vereyim çünkü bu krem benim el altımda bulundurduğum özel ürünlerden bir tanesi. soğuk algınlığında, öksürükte, yorgunlukta, vücudu dinlendirmek, toksinlerden arındırmak, burnu açmak ve solunumu rahatlatmak için yenilebilir düzeyde doğal bir krem.
hasta olmadanda ara ara ayak tabanlarıma sürerek oluşabilecek hastalığı önlemiş oluyorum. hasta olduktan sonrada ayak tabanlarıma göğüs ve sırtıma sürüyorum.

grip ve soğuk algınlığının en büyük sorunlarından bir taneside burun tıkanması. ben bu kremi  buğuseptil olarakta kullanıyorum. buğuseptil olarak kullanınca hem havayı temizliyor hemde ağrı kesici özelliğindende faylanmış oluyorum.
etkinliğini artırmak için sürdüğümüz bölgeyi sıcak tutmak gerekiyor.


bunların dışında düşmelerde burkulmalarda şişliğin ve morluğun oluşumunu önlemek için yada minimalize etmek içinde kullanılabiliyor. kas gevşetici ağrı kesici özelliği var.


bu tarifler anneler ve yetişkinler içindi peki çocuklarımıza ne yapabiliriz.

ben evlatlarıma düzenli multivitamin kullanıyorum.

yinede hasta olacaklarsa yada olmuşlarsa umca damla, ıhlamur içiriyorum ve cold kremi uyguluyorum.

burun tıkanıklığı varsa Gifrer serum fizyolojik ile burunlarını açıyorum.

benim uyguladığım yöntemler bunlar sizler neler yapıyorsunuz eminim annelerimizde değişik fikirler vardır ???

cold krem için Emine Hanıma ulaşabileceğiniz tel numarası : 0535 727 75 90

2 yorum:

Kabak Tatlısı

11/28/2017 09:32:00 ÖÖ AysemceLife 0 Comments



Herkese merhabalar;

havalar soğudu mutfaklarımızda kabaklı tarifler yerini almaya başladı. en sevdiğimiz geleneksel kabak tatlısı tarifini vermek istedim size.

kabak tatlısındaki en önemli husus aldığınız kabağın cinsinin güzel olması. eğer kabak lifli (iplik gibi) bir kabaksa nasıl pişerse pişsin tadı çok lezzetli olmayacaktır. annemin bana öğrettiğine göre kabak alırken açık renk olanını tercih etmek gerekiyor. koyu renk kabaklar genelde çorbalık kabak oluyor. birde kabak sert olacak kontrol etmek için tırnağımızı batırabiliriz batırınca  hemen içine geçmeyecek.
gelelim tarifimize...

Malzemeler



1 kg kabak
1 su bardağı toz şeker
yarım çay bardağı su (hemen pişireceksek)

kabağın iki farklı pişirme tekniği var vaktiniz varsa akşamdan şekere yatırıyoruz vaktimiz yoksa hemen pişiriyoruz. hemen pişireceksek yarım çay bardağı su koyuyoruz. ertesi gün pişireceksek su koymuyoruz.

hemen pişirmek için;

soyulmuş 1 kg kabağımızı istediğimiz şekilde dilimliyoruz. uygun yayvan bir tencereye dilimlediğimiz kabakları koyuyoruz. kabakların üzerine toz şekeri döküyoruz. üzerine suyumuzuda ilave ediyoruz. altını orta hararette açıyoruz. kaynayınca en kısık ateşte pişiriyoruz. pişince altını kapatıp kapağını açıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.

ertesi gün pişirmek için;
soyulmuş kabağımızı istediğimiz şekilde dilimliyoruz. uygun yayvan bir tencereye dilimlediğimiz kabakları koyuyoruz. kabakların üzerine toz şekeri döküyoruz. kapağını kapatıyoruz. bir gece bekleyen kabağımızı ertesi gün pişiriyoruz. altını açıyoruz kaynayınca kısıyoruz. pişince altını kapatıp kapağını açıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.

piştiğini çatal yardımıyla kontrol edebilirsiniz.
ağır ateşte pişen kabak çok lezzetli olur o yüzden en kısık ateşte yavaş yavaş pişmeye bırakın.



servis tabağına alınca tencerenizin dibindeki şerbeti kabakların üzerine gezdirirseniz daha lezzetli olur. cevizle fındıkla tahinle süsleyip sunum yapabilirsiniz.

Afiyet şifa olsun...



0 yorum:

Ayva Tatlısı

11/15/2017 01:44:00 ÖS AysemceLife 0 Comments

tatli-serbetli-tarif


Benim gibi ayvayı zor yiyipte tatlısına bayılanlar varsa buraya buyrun :)

çok net bir tarif eğer ayvanızda güzelse tadına doyulmuyor...

Malzemeler

5 tane ayva
20 tane karanfil
çekirdeksiz kuru üzüm
20 kaşık toz şeker
1 kabuk tarçın
4-5 su bardağı su

öncelikle ayvalarımızı soyuyoruz ikiye bölüp içlerini temizliyoruz. ayvenın çekirdeklerini ve kabuklarının birazını atmıyoruz bi tabağa koyuyoruz.
yıkadığımız temiz ikiye bölünmüş ayvaları geniş bir tencereye diziyoruz. ayvaların ortasına çekirdeklerini çıkardığımız kısma temizlediğimiz ayva çekirdeklerinden 3 er tane koyuyoruz. yine ayvaların ortasına 2 şer tane karanfil 3 er tane kuru üzüm yerleştiriyoruz.
saydığım malzemeleri koyduktan sonra ayvaların üstüne 2 şer kaşık toz şeker koyuyoruz.
tencerenin ortasına bir tane çubuk tarçın koyuyoruz.
tencerenin içine rastgele birkaç tane ayva kabuğu koyuyoruz.
ayvaların çekirdeklerinden artanların birazını tencerenin içine rastgele koyuyoruz. bu çekirdekler tatlının şerbetine kıvam verecek.
tencerenizin büyüklüğüne göre 4-5 su bardağı su koyuyoruz. ayvaların biraz altında kalacak şekilde olsun.
tenceremizin kapağını kapatıyoruz ocağın altını açıyoruz. kaynayınca ocağın altını iyice kısıyoruz. en kısık ateşte 3 saat pişiriyoruz.

bu tarifle ayvaların rengi kırmızı gayet güzel ve doğal oluyor. ama dahada koyu kırmızı olsun istiyorsanız kızamık şekeri yada kırmızı gıda boyası kullanabilirsiniz. ama inanın gerek kalmıyor.

ben 1 saat olunca tencereden kabuk tarçını çıkartıyorum. çok bekleyince kokusu farklılaşıyor.

tatlımız soğuduktan sonra içlerindeki malzemeleri çıkarıp tabağımıza alıyoruz. üzerini süslemek için kaymak krem şanti fındık fıstık ceviz kullanabilirsiniz. süsledikten sonra tenceredeki şerbetinden üzerine biraz gezdirirseniz dahada lezzetli ve cilveli olucaktır :)

Afiyet şifa olsun...





0 yorum:

Lahana Dolması

11/08/2017 05:43:00 ÖS AysemceLife 0 Comments

dolma-lahana-yemek



merhabalar;

lahana dolmasını sevmeyen yoktur herhalde. ama sarması biraz vakit alıyor. bende bu sefer böyle yuvarlak denedim. ikramıda lezzetide muhteşem oldu. denemek isteyenler için tarifini veriyorum...

malzemeler

10 yaprak lahana
6 yemek kaşığı pirinç
6 yemek kaşığı bulgur
200 gr kıyma
1 yemek kaşığı domates salçası
yarım yemek kaşığı biber salçası
yarım çay bardağı zeytinyağı
maydanoz
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı reyhan
yarım çay kaşığı karabiber

pişirmek için

2 çay bardağı su
1 yemek kaşığından az salça
yarım tatlı kaşığı tuz

dolma-lahana-yemek-tarifi

öncelikle tencerede suyu kaynatıyoruz biraz tuz atıyoruz. kaynayan suya lahanaları basıyoruz biraz kaynatıyoruz.

dolmanın iç harcına bütün malzemeleri koyup karıştırıyoruz. tuzunu baharatını dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.

uygun bir kase alıyoruz. lahanayı kasenin içine koyuyoruz iç harcındanda istediğimiz kadar koyuyoruz ve kapatıyoruz. yaptığımız dolmaları tencereye diziyoruz. benim yaptığım ölçüden 12 adet çıktı.

su salça ve tuzu karıştırıp dolmaların üzerine döküyoruz. parlak olması için birazda sıvıyağ gezdiriyoruz. altını yüksek açıp kaynatıyoruz. kaynayınca altını kısıyoruz. ben kaynara çıktıktan sonra kısık ateşte yarım saat pişirdim.

Afiyet şifa olsun...


0 yorum:

Sosyal Medyanın Gökkuşağı bisosyo.com

11/08/2017 03:47:00 ÖS AysemceLife 0 Comments




Sizleri Bisosyo; sosyal medya bizden soruluyo… sloganıyla hafızamıza kazınan ve sloganının hakkını veren bir siteyle tanıştırmak istiyorum.

Bisosyo.com hem eğlendiren hem öğreten yazılarıyla sitede gezerken zaman kavramını unutturuyor. Kategorilerin hepsi birbirinden dikkat çekici.  Sağlık, spor, dizi-film, teknoloji, ilginç yazılar ve gündemdeki en yeni haberleri bu sitede bulabilirsiniz.

Lezzetli yemek tarifleri ve renkli görselleriyle mutfak kategorisi yalnızca bayanların değil erkeklerinde çok ilgisini çekiyor .  Tatlısından tuzlusuna hem aperatif hem yöresel tarifleri burada bulabilirsiniz.

Blogu olan arkadaşlarımın ve yeni blog açacak olanların faydalanabileceği değerli bilgilerde mevcut.

Fotograf ve video galerisinde hem ilginç hemde  komik karelerle dolu, aynı zamanda geçmiş tarihlerden bugüne taşınan hiç görmediğimiz bilgiler ve fotograflarda mevcut.

Siyaset ve gündemin boğucu havasından sıkıldıysanız eğlenceli testleri biraz kafa dağıtmak için güzel kaçamak oluyor.

İnternet dünyasında aradığınız bir çok konuyu geniş yelpazesinde barındıran bisosyo.com a üye olup sizlerde içerik oluşturabilirsiniz.

Bisosyo.com u facebook, twitter, google+, instagram, linkedin, pinterest, blogger, youtube hesaplarındanda takip edebilirsiniz.


Aysemcelife olarak bu güzel sitenin kahramanları olan editörlerinin başarılarının devamını dilerim.

0 yorum:

Balkabagı Çorbası

11/06/2017 04:34:00 ÖS AysemceLife 0 Comments




herkese merhabalar;

havalar bir soğuk bir sıcak dengemiz bozuldu resmen. ruh halimde şaşırdı güneş görünce şımarıyor rüzgar vurunca köşeme çekilesim geliyor :)

Yaz çocuğu olduğundanmıdır  nedir yaz meyveleri ve sebzelerini daha çok seviyorum. kış yaklaşınca beni mutfakta en çok heyecanlandıran  sebze balkabağı oluyor çocuklarda olunca besleyici balkabağı çorbasını sık sık yapıyorum. gelelim çorbamızın tarifine...

 malzemeler

 1 ince dilim balkabağı ortalama 300 gram
 1 orta boy havuç
 1 orta boy patates
 1 su bardağı et suyu
 1 soğan
 tuz karabiber
 isteğe göre muskat
 tereyağı

tenceremize yağımızı alıp eritiyoruz ve doğranmış soğanlarımızı kavuruyoruz. soğanlarımız biraz ölünce doğranmış patates balkabağı ve havucumuzuda ilave edip kavurmaya devam ediyoruz. bütün malzemelerimizi güzelce kavurduktan sonra et suyumuzu baharatlarımızı bir miktarda kaynar suyumuzu koyup kapağını kapatıyoruz. kaynayınca altını kısıyoruz. bütün malzemeler pişince blenderdan geçiriyoruz. bu şekliyle gayet lezzetli ve besleyici oluyor ama dilerseniz kremayla süsleyip servis yapabilirsiniz.


Afiyet şifa olsun...

0 yorum:

El - Ayak - Agız Hastalıgı

11/03/2017 01:57:00 ÖS AysemceLife 0 Comments

el-ayak-agiz-hastalik

merhabalar;

hastalığın ismini duyunca ben biliyorum diyenlerde var. oda neymiş öyle hastalıktamı varmış diyenlerde var...

Ömer Asaf'la deneyimlemediğimiz hastalık kalmasın diye bunuda yaşanmışlıkların arasına sıkıştırıverdik:)

günlerden bir gün evde çok işim var. hangi gün yokki acabaaa:)
yeğenim Ömer'le ben ilgilenirim dedi ve sabah erkenden yeğenime bıraktım. bende keyfim yerinde mutlu mesut ev temizledim. Ömeri öğleden sonra almaya gittiğimde biraz ateşi vardı birazcıkta burnu akıyordu azıcıkta halsiz keyifsizdi. önce çok önemsemedim ya nezle yada alerjik diye düşündüm. bir saat sonra elinin üstünde ve bacağında 3 tane benek gördüm. biraz telaşlandım kızamık yada su çiçeği gibi bir şey sandım. 
doktorumuzu aradım kendisi duş aldırmamı, ateşi yükselirse calpol şurup vermemi söyledi. benekler ve ateş devam ederse görüşelim dedi.

hemen eve geçtim duş aldırdım ateşi yükselince calpol verdim. sabaha kadar rahatça uyudu. sabah kalkınca baktımki beneklerden ağzının etrafındada çıkmış. o an el ayak hastalığı olduğunu anladım. daha önce yakın bir arkadaşımın oğluda geçirmişti bu rahatsızlığı. ozaman duyunca bende şaşırmıştım. internetten bakmıştım ne olur ne olmaz diye.

bir günde benekler zirve yaptı. el içleri, el bilekleri, ayak tabanı, ağzının etrafı, poposu, dizlerinin arka kısmı tamamen beneklendi. ama bidaha ateşlenmedi. poposunu kaşımak için çabaladığını huzursuzlandığını farkettim. muhtemelen ağız içindede çıkmış olacakki iştahı tamamen kesildi. sevdiği şeyleri bile yemeyi reddetti.

hastalığın her hangi bir tedavisi yok. genelde 10 yaş altı çocuklarda görülüyor. yaz ve sonbahar mevsiminde çok yaygın görülüyor. 3 gün kuluçka süresi var. beneklerin tamamen geçmesi 10 günü buluyor. benekler önce kırmızı çıkıyor sonra ucu iltihaplı sivilceye benziyor daha sonra kuruyup rengi açılıp iyileşmeye başlıyor.

bu dönemi evde geçirmeye gayret gösterdim. tabiki Hatice Sultan'a bulaşacak diye çok endişelendim. ikisinede sık sık duş aldırdım. evi sürekli havalandırdım.

evde kendi yöntemlerimle kaşıntı yada acı olmasın diye rahatlatmaya çalıştım. evde ve çantamda  son 1 yıldır elimin altından eksik etmediğım aloe vera acil durum spreyinden çok faydalandım. spreyi kullandığımızda Ömer de kaşıntı yada rahatsızlık olmadığını fark ettim. özellikle poposu kapalı kaldığından benekler daha çok ve canlı görünüyordu. bezini her değiştrdiğimde poposuna ve bacaklarına hindistan cevizi yağı sürdüm. gece yatarkende impetex kremi bütün yaralarına sürdüm. ağzının etrafındakiler ve poposu çok çabuk iyileşti. el ve ayaklarındakiler baya vakit aldı.

çok şükür şimdi iyiyiz. hastalığın başlangıcı gribal enfeksiyona çok benziyor. biz ateş olayını hafif atlattık ama daha yüksek geçirenlerde var. dikkatli takip etmek gerekiyor.

bir gün sizde çocucuğunuzda böyle kırmızı sevimli benekler görürseniz aklınızda olsun el ayak ağız hastalığı geçiriyor olabilirsiniz :)

Rabbim bütün evlatlara şifalar versin...


0 yorum:

Mayasız Poaça

7/27/2017 05:11:00 ÖS AysemceLife 0 Comments

pogca-acma-hamurisi

habersiz gelen misafire, kahvaltıya, 5 çayına hızlı pratik lezzetli bir tarif. kıvamı kurabiye havasında kıyır kıyır ağızda dağılan poğça.

malzemeler

200 gr tereyeğı yada kaymak

1 yumurta akı (sarısı üzerine)

1 çay bardağı sıvıyağ

2 yemek kaşığı yoğurt

1 yemek kaşığı sirke

1 tatlı kaşığı tuz

1 yemek kaşığı şeker

1 paket kabartma tozu

un


içi için

beyaz peynir, kaşar peynir yada lor peynir


tereyağını oda sıcaklığına getiriyoruz. yumuşayan yağımıza yumurta akı sıvıyağ yoğurt tuz şeker ve sirkeyi ilave edip karıştırıyoruz. üzerine unu ve kabartma tozunu ekleyip yoğuruyoruz. kurabiye hamuru gibi olacak. unun miktarını yazmadım markasına göre değişkenlik gösteriyor. aşağı yukarı 13-15 yemek kaşığı un alıyor.

hamurumuzdan mandalina büyüklüğünde bezeler yapıyoruz. içine peynirli harcımızdan koyup şekil veriyoruz. yağlı kağıt serdiğimiz tepsimize diziyoruz. üzerine ayırdığımız yumurta sarısını sürüyoruz. hepsini tepsiye dizdikten sonra bıçakla üstlerine artı şeklinde çizik atıyoruz. isteğinize göre çörekotu yada susam serpebilirsiniz. 200 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyet şifa olsun...




0 yorum:

Bitenler Degerlendirme 4

4/18/2017 12:32:00 ÖS AysemceLife 2 Comments


banyo-dus-sac

MOMS GREEN EL SABUNU sıvı el sabunu biz bayanların dikkatini çeken ürünlerden. ben çok meraklıyım kokusu yumuşatması köpürmesi hepsine dikkat ederim. ama kızım büyüyüp banyoyu kullanmaya başlayınca biraz hassas davranmaya başladım. bu markanın çoğu ürününü severek kullanıyorum. içeriği temiz ve kokusuz olan bu el sabununu çocuklarıma güvenle kullandırıyorum.  

MOMS GREEN SAÇ KREMİ Hatice Sultanın saçlarını sadece şampuanla yıkamam yeterli olmuyor. saçları çok karıştığı için mecburen saç kremi kullanmam gerekiyor. içerik olarak güvenle kullandığım bir ürün oldu. kısa sürede yumuşatıyor. çok kullanışlı ve güzel severek kullanıyorum.

LE PETİT MARSEİLLAİS EL SABUNU SÜT benim son zamanlarda favorim olan marka. hem kokusu güzel hemde elleri kurutmuyor.

BATH & BODY WORKS DUŞ JELİ şişesini görünce bile kokusu burnuma geliyor. banyo sonrasında kokusunu koruyan bi duş jeli. bu mağazaya girince hepsini alasım geliyor ama tek tek deneyip keyfini çıkarmak en güzeli.

YVES ROCHER DUŞ JELİ kışın yaşadığım kuruluktan dolayı tercih ettiğim duş jelleri. gerçektende temizlerken nemlendirebiliyor. kokularıda güzel severek kullandım.

LAPİTAK AYAK KREMİ benim gibi gününüz sürekli ayakta geçiyorsa hele bide cilt tipiniz kuruysa topuk çatlakları kaçınılmaz oluyor. lapitak kremi her akşam yatmadan düzenli sürdüğümde topuklarımı tertemiz yapıyor. üşenmeyip kullandığım dönemlerde güzel sonuç alıyorum.

ALOE VERA DİŞ MACUNU maalesef temizlemesini ben beğenmedim. diş rengim beyaz olmasına rağmen fırçalama sonrası hafif sarılık kaldı. bittikten sonra bidaha almadım. 

SATINIQUE SAÇ MASKESİ bu markanın ürünlerini seviyorum. maskesini çok severek kullandım. şampuan sonrası kremle dönüşümlü kullandım. saç uçlarıma sürüp bekletip duruladım. saçları ipek gibi yumuşacık yapıyor. kokusuda çok güzel.


2 yorum:

Bitenler Degerlendirme 3

4/12/2017 06:59:00 ÖS AysemceLife 2 Comments

cilt bakimi-bakim

biten ürünler beklemekten sıkıldı bende onları görmekten sıkıldım. bir an önce ahvallerini bildirip çöp kutusunun yolunu tutmak istiyorlar :)

NİVEA VİSAGE TONİK bu toniği geçen sene tatile giderken almıştım. yanımda çok fazla bakım ürünü taşımamak için bunu tercih etmiştim. kısa vadede kullanmak için iyi ama cildi sorunlu olanların günlük bakımına uygun olduğunu düşünmüyorum. yine tatile çıkarken tercih edebilirim.

ARTİSTRY HYDRA V BESLEYİCİ JEL KREM TÜM CİLT TİPLERİ İÇİN en son kullandığım günlük bakım kremim. çok memnun kaldım severek kullandım. cildim kışın çok kuruyor yazında yağlanıyor aynı zamanda burnumun kenarları ve çenem yağlı ve siyah noktaya müsait. kremi sabah akşam cildimi temizledikten sonra kullandım. kullandığım zaman zarfında cildimde kuruluktan kaynaklanan pul pul görütüyü hiç yaşamadım. nemlendirirken yağlandırmadı ve vadettiği yumuşaklığı sağladı. tekrardan alıp kullanabilirim.

VASELİNE NEMLENDİRİCİ KREM yoğun kıvamına rağmen çok çabuk emiliyor ve hiç yağlı his bırakmıyor. gerçekten güzel ve kullanışlı bi krem. küçük boylarının olmasıda büyük avantaj.

BEPANTHOL CİLT BAKIM KREMİ bu markayı bilmeyen yoktur heralde. bebeğim için çok tercih ettiğim bi marka ama ben cilt kreminden memnun kalmadım. sebebi kıvamı yada cildime yaramaması değil. kokusu çok rahatsız edici. bitirene kadar çok çile çektim :)

BARİELLE EL KREMİ ellerimin derinden çatladığı kış günlerinde ciddi para vererek almıştım bu kremi. yanında tırnak solüsyonuda almıştım. eczacı öyle bi anlattıki bütün dertlerim son bulacak sandım :) ama maalesef ücretine göre çok sıradan bir krem.

YVES ROCHER EL KREMİ mağazadan alışveriş yaparken hadi bide el kremini deneyeyim belkide aradığım ürün budur diyerek aldığım krem. emilimi güzel fakat orta halli nemlendiriciliğe sahip. ben çantamda bulundurdum. dışarıda ihtiyaç duyduğum zamanlarda sürdüm.

bb krem-gunes
ARTİSTRY GÜNEŞ KORUYUCU uzun yıllar severek kullandım. kullandığım zaman zarfında çillerimde artış olmadı tam tersine çillerimin renginde açılma oldu. rengi cildimin bir ton açık görünmesini sağlıyor. kışın sabah sürmem yeterli oldu ama yazın daha sık kullandım. sonrasında altta bahsettiğim ürüne geçiş yaptım. şimdilerde satışı varmı bilmiyorum.

ARTİSTRY EXACT FİT MAKYAJ ÖNCESİ BAZ BB KREM yıllarca aynı markanın bir üstte bahsettiğim güneş koruyucusunu kullandım. bu ürünü biraz değişiklik yapmak istediğim için merakımdan aldım. çok severek kullandım. çillerimden dolayı yaz kış güneş koruyucusu kullanmak zorundayım. günlük yaşantımda makyaj yapmayı sevmeyen biriyim. güneş koruyucudan beklentim hem güneşten koruma hemde cilt rengimi dengelemek. bu ürün tam benlik oldu. SPF 35 günlük kullanımda güneşten korumaya yetiyor. görüntüsü anlatılmaz yaşanır. hafif fondoten görüntüsünde ama parlak pırıl pırıl bi görüntü veriyor. en güzel yanıda göz altlarındada güvenle kullanılabiliyor. bunu sürdükten sonra hafif bi allık ve rimel hem doğal hem bakımlı olmaya yetiyor. daha iyisini bulana kadar bu arkadaş bana eşlik edecek.


ARTİSTRY SIGNATURE EYES VOLUME MASKARA kirpiklerim kısa ve rengi açık olduğu için yıllarca çok değişik markalarda maskara arayışım oldu. çok şanslıyımki artık kendime uygun ürünü buldum. bu biten 3. kutu maskaram. hem dolgun gösteriyor hem tek tek ayırıyor hemde suda akmıyor. günlerce kalsa bile pütürleşip göz altlarına akmıyor. temizlemeside bir okadar kolay. ya aynı markanın göz temizleyiciyle temizliyorum yada dalin şampuanla çok kolay temizlenebiliyor.

LR DELUXE LASH SERUM son zamanlarda çok yaygınlaşan bi marka. kendi ürünlerimi almak için bende üye oldum. lr deluxe lash serumu çok büyük heyecanla kullandım. gerçektende kirpiklerimi uzattı ama maalesef alt kirpiklerime değen yerlerde küçük küçük yağ bezeleri oluşmasına sebep oldu. emin olmak için ara verip tekrar kullandım yine aynı sonuçla karşılaştım.

ORİFLAME TENDER CARE BALM 15 yıldır hayatımda olan bi nemlendirici. çok severek kullandım. kuruyan bütün bölgelerde çok işe yarıyor.





2 yorum:

İlk Kozmela Alışverişim

3/14/2017 11:01:00 ÖS AysemceLife 0 Comments

avent-missha-maxfactor

son zamanlarda çocukların biberonlarının az olması beni zorlamaya başladı.

çocuklarıma avent biberon kullanıyorum. trendyol da avent biberonlarda indirim görünce alayım dedim. tam sepete attım içime kurt düştü. bazen trendyol indirimde olsa bile piyasadan daha pahalıya satabiliyor. hadi dedim internetten fiyatlara bi bakayım. ne göreyim trendyol daki biberonlar dışarıya göre 10 tl daha pahalı :)

araştırırken en uygun fiyatı www.kozmela.com da buldum. hemde aradığım renkli biberonlardanda vardı. hemen attım sepete. baktım menüsü baya zengin farklı markalarda farklı kategorilerde değişik ürünler var başka şeylerde ekledim sepete. ben karar verene kadar 8 mart dünya kadınlar günü oldu. o güne özel max factor rujlaradada çok iyi indirim oldu. biberon alayım derken allık ve rujda almış oldum :)

çarşamba akşam verdiğim siparişim cumartesi elime ulaştı. ilk alışverişim olduğu için biraz tereddütlerim vardı ama paketi açınca tereddütler yerini memnuniyete bıraktı. ürünler itinayla paketlenmiş ve birebir aynıydı. çocuklar biberonlara bende rujumla allığıma odaklandım :)

aldığım ürünlerden biraz bahsedeyim. açıkçası son dönemde bakım ürünleri konusunda biraz gerilerdeyim. eskisi gibi mağazalarda gezip reyonları karıştıramıyorum. hızlıca gidip ihtiyacımı alıp çıkıyorum.

missha allik-auro pink

sıvı allığı ilk defa internette görmüştüm çokta mantıklı gelmemişti. severek aldığım son iki allığımın biri çantamda dağıldı diğerinide hatice sultan yere düşürüp parçaladı.sırf bu yüzden allık kullanmıyordum. sıvı allığı denemekten başka şansım kalmamıştı.

missha ürünlerini blogger arkadaşlardan çok duyar oldum. bu yüzden marka olarak bunu tercih ettim. allığın 4 ayrı renk seçeneği var ve hepside birbirinden güzel. buğday tenli olduğum için en açık renk olan auro pink i tercih ettim. cildime ilk sürdüğümde çok koyu gibi geldi ama sürüp dağıttıkça istediğim rengi elde ettim. rengin koyuluğu sizi yanıltmasın. ben bir ton koyu bile alsam olurmuş aslında. yinede severek kullanıyorum bir sonrakine diğer rengini alabilirim yada aynı markanın stik allığına bir şans verebilirim.

maxfactor ruj-auro pink

ruj konusunda zor beğenen biriyim. max factor marka ruj ilk defa aldım.
max factor lasting color benden güzel not aldı. yumuşak yapısı kolay sürülebilir olması ve nemlendirmesi tercih sebebi. rengi midnight mauve istediğim bi renkti  sürünce göründüğü kadar koyu değil daha şeffaf görünüyor. fiyat olarak çok uyguna aldığımı düşünüyorum 8 mart dünya kadınlar günü sebebiyle 9.95 tl ye aldım.


mutlu biten alışverişeri seviyorum...

0 yorum:

aptamil pregomin as ile tarifler

3/03/2017 07:10:00 ÖS AysemceLife 3 Comments

mama-sut alerjisi

merhabalar

ömer asafın süt alerjisi ile ilgili yazımda doktorumuzun aptamil pregomin as verdiğini yazmıştım.

benim oğlum emdiği için kesinlikle biberonla beslenmeyi kabul etmiyor. zaten devam sütünede şimdiye kadar ihtiyaç duymadık. gelişim geriliği yaşadığımız için bu sıralar beslenmemizi yoğunlaştırdık. gün içinde ve yatacağı zaman aptamille hazırladığım mamalarla besliyorum. sizdede aptamil pregomin as varsa vereceğim tariflerle devam sütü harici mamalar yapabilirsiniz.

tarifler Prof. Dr. Cansın Saçkesen'in besin alerjisi ile yaşam, 2012 kitabından alınmıştır.


MEYVE ŞÖLENİ
2 adet kuru kayısı
1 çorba kaşığı nişasta
1 çorba kaşığı pekmez
150 ml ılık su
5 ölçek aptamil

kayısıları küçük küçük doğrayın. üzerine sıcak su koyun ve bebeğin yiyebileceği yumuşakliğa gelene kadar bekletin.
nişasta su ve kayısıları pişirin. ocaktan alınca blender ile iyice parçalayın. soğuduktan sonra aptamili ilave edin. pekmezle tatlandırın


MEYVELİ TATLI
yarım muz,elma,armut,şeftali istediğiniz meyvelerden birisi
3 tatlı kaşığı nişasta
125 ml su
2 tatllı kaşığı pekmez
4 ölçek aptamil

nişasta ile suyu pişirin. meyveyi ezin yada rendeleyin. soğuduktan sonra aptamili ilave edin. pekmezle tatlandırın


PEKMEZLİ MUHALLEBİ
100 ml su
1 tatlı kaşığı pirinç unu
1 tatlı kaşığı pekmez
3 ölçek aptamil

pirinç unu ve suyu pişirin. soğuduktan sonra aptamili ilave edin. pekmezle tatlandırın


HELVA
125 ml su
5-6 tatlı kaşığı un
2 çorba kaşığı pekmez
4 ölçek aptamil

unu pembeleşinceye kadar kavurun. pekmez ile suyu başka tencerede kaynatın. kaynamış şerbeti unun üzerine dökün. kapağını kapatıp şerbeti çekmesini bekleyin. soğuduktan sonra aptamili ekleyin.


SEBZE PÜRESİ
1 havuç
1 patates
2 dilim kabak
su
4 ölçek aptamil

az suda sebzeleri haşlayın. haşlanmış olan sebzeleri püre haline getirin. soğuduktan sonra aptamil ilave edin.


MEYVELİ MUHALLEBİ
200 ml su
3 tatlı kaşığı pirinç unu
yarım elma
yarım armut
6 ölçek aptamil

suyla pirinç ununu pişirin. meyveleri ezerek ilave edin. soğuduktan sonra aptamili ilave edin. eğer tatsız olduğunu düşünürseniz yine pekmezle tatlandırabilirsiniz.


ben gece yatarken biberonu kabul ediyorsa eğer 90 ml su 3 ölçek aptamili karıştırıyorum. 1 yemek kaşığı bebelac çavdarlı mısırlı karışımdan ilave ediyorum.

kahvaltıdada aynı şekilde aptamil pregomin as ile çavdarlı mısırlı karışımdan kahvaltı hazırlıyorum.


Rabbim evlatlarımıza tez zamanda şifa versin...





3 yorum:

philips çorba makinesi

2/15/2017 10:23:00 ÖÖ AysemceLife 8 Comments

corba-makinesi


Alırken büyük tereddütler yaşadığım makine...

her şey tamamdı bi çorba makinem eksikti, eksik kalmamalıydı☺️ 

ne işe yarıyor şimdi bu? diyerek ön yargıyla yaklaşan büyüklerimin ellerinden öpüyorum...

gelgelelim gerçekten işe yarıyormuydu bu makine??
evde ek gıdaya geçen çocuğunuz varsa, çalışıyorsanız, 2-3 kişilik aileyseniz EVET.

hatice sultan ek gıdaya geçince çok heveslenip almamıştım. ömer asaf ek gıdaya geçince çorba yapayım derken çocuklar yüzünden 3 kere çorbayı yakınca almaya karar verdim.

sıfır fiyatları yüksek gelmişti letgo dan 100 liraya bulunca hiç düşünmeden aldım. iyikide almışım. 

sabah kahvaltı sonrası mutfağımı toplarken hemen malzemeleri koyup çalıştırıyorum. ömer asaf uyuyup uyanınca çorbası hazır oluyor.

özellikleri çok fazla değil. taneli yada tanesiz olarak iki seçenek mevcut. ben genelde taneli yapıp sonrasında kendi blender özelliğini kullanıyorum. 

çorba dışında içecek hazırlama özelliğide var. birkaç kere meyveli süt yaptım. gayet pratik oluyor.

temizlemeside kolay kullanımdan hemen sonra temizleyince hiç zorlanmadan yıkayıp kaldırabiliyorum.

8 yorum:

süt alerjisi nedir?

2/14/2017 02:36:00 ÖS AysemceLife 0 Comments

alerjik-bebek

herkese selamlar

bu post biraz geciksede yazmayı çok istedim. maalesef son zamanlarda bilgisayarımla zor görüşür olduk. ömer asaf bi taraftan hatice sultan bi taraftan. ne evin işi bitiyor nede yemek derdimiz bitiyor :) bugünümüze şükür...

beni çok üzen sarsan ama artık alıştığım süt alerjisiyle tanışma hikayemizi anlatmak istiyorum. bu yazıdaki ısrarımın sebebi ise sorunun çözümünü yanlış yerlerde arayan annelere ışık tutmak.

Ömer Asaf doğduğu günden beridir memeyi zevkle emen ve çok güzel kilo alan bir bebekti. ilk 6 ayımız muhteşem geçti. acıkıyor emiyor kilo alıyor hasta olmuyor. okadar mutluydumki. il 4 ay çocuk doktorumuz Ender Yaman'a gidiyorduk. 5. aydan sonra fiyatından dolayı bidaha doktoruna götürmedim. sağlık ocağına aşılar için gidiyorduk. orada rutin kilo ve boy takibi yapılıyordu

7. ayda aşı için gittimizde doğru düzgün kilo almamıştı bende pek önemsemedim.

8. ay tekrar aşı için gittik yine kilo artışı azdı. sağlık ocağındaki hemşireyle görüştüğümüzde zaten ablasıda böyleydi falan deyip kendimi rahatlatıp çıktım. ömer ara ara gribal enfeksiyon gibi oluyordu. bizim yorumumuz dişi çıkacaktır yada ablası anaokuluna gidiyor eve mikrop getiriyor oluyordu.

9. ay aşı için gidince son iki ayda sadece 350 gram almıştı. artık moralim bozulmaya başlıyordu. verdiğim yemeklerin hiçbirini yemek istemiyordu. sık sık hasta oluyordu ve öksürüğü geçmek bilmiyordu.

bu şekilde 11 aymıza geldik. ömer resmen 6 aylık gibi görünüyordu. burun akıntısı ateş ve öksürüğün yanında birde şiddetli isal olmuştu. karnı acıkıyordu yemeğe saldırıyordu ama sanki yemek acıymış gibi ağzının ucundan geri çıkarıyordu. ateşi gün içinde defalarca çıkıp iniyordu. gece sürekli sancıyla uyanıyordu. peşinden kusmalarımız başladı. yaklaşık 1 ay boyunca 3 tane özel hastaneye gittim. defalarca kan tahlili ve idrar tahlili yapıldı. saçma sapan ilaçlar alıp eve geliyorduk ama nafile. çocuk günden güne eriyordu. artık isali farklı bi hal almıştı rengi bi değişikti sanki kan sıçramış gibiydi. her kakadan sonra yıkamak zorunda kalıyordum su gibi gidiyordu. en son duşa soktuğumda ağlamaya başladım. çocuğun kemikleri görünüyordu bitmiş haldeydi göz altları simsiyah olmuştu hiç gücü yoktu. ölücek sandım ellerim titriyordu.

hemen aldım beylikdüzünde özel doktora götürdüm. isalimizi ve kusmamızı hemen durdurmak için ilaç verdi. 23 tane tahlil istedi. hemen tahlillerimizi verdik. tahliller süt alerjisi çölyak taraması gibi şeylerdi. kaka tahlilinin sonucu 1 hafta sürdü. bu süreçte isal ve kusmamız geçti ama yine hiçbirşey yemiyordu. ve ateşimiz öksürüğümüz burun akıntımız devam ediyordu. burun akıntısı derken selpakla silinen normal bir akıntı değil. yapış yapış burnunda kuruyan nefes almasına engel olan değişik bişeydi.

sonuçlarımız çıktıktan sonra doktora gittik. tahlillerimiz genel manada temizdi sadece kalpotektin değeri yüksek çıkmıştı.  süt alerjisi ve çölyak testi negatifti. ama bütün sorunlarımız süt alerjisini işaret ediyordu. doktor bize süt diyeti verdi.

benim içim rahat etmedi ve tekrar kendi doktorumuz Ender Yamana gittik. ben tahlilleri göstermeden durumu anlatırken doktorumuz süt alerjisi teşhisini koydu. o anda kendime o kadar kızdımki. aylardır çocuğa bu çileyi çektireceğime kendi doktoruna götürseydim şimdiye tedavi olmuş düzelmiş olacaktı.

tedavi olarak bütün süt ürünlerini kestik. emzirdiğim için bende süt ürünleri tüketmiyorum. aptamil pregomin as ile mamalar hazırlayıp vermemi önerdi. normalde mamanın fiyatı 150 tl fakat hastaneden rapor çıkarttırıp ücretsiz alabiliyoruz.

2 hafta sonra hem kontrol hem aşı için Ender Beye gittiğimizde Ömer Asaf 300 gram almıştı. her şey yolunda görünüyordu. Ender Bey keçi ürünleri verebileceğimizi söyledi. buna en çok sevinen ben oldum :) süt diyeti gerçekten çok zor. bütün hazır gıdalarda süt ürünleri var ve mutfakta çok zorlandım. öksürüğümüz öksürük şurubuyla düzelmediği için sprey ve alerji şurubu verdi.

keçi onayı alır almaz kendimi migrosa attım. süt yoğurt ve labne aldım. ilk 2 gece sancılandık. çok korktum yine eskiye dönücez diye hemen doktorumuzu aradım. dediki gaz yapan herhangi bir şey yemiş gibi düşün zamanla ona alışacak istersen gaz damlası verebilirsin dedi. ben gaz damlası vermedim. gerçektende 3 gün sonra gaz sorunumuz geçti. artık bizde normal insanlar gibi akşam tok ve mutlu uyuyup gece sadece emmek için uyanıyorduk. bunun benim için ne demek olduğunu bi bilseniz. gece uyanıp onun uyuduğunu görünce mutluluktan ağlıyordum. yorgunluk çaresizlik üzüntü beni resmen bitirdi.

şimdi 13 aylık olduk. Rabbime şükürler olsun Ömer Asaf bizimle sofraya oturup yemek yiyor ve geceleri düzenli uyuyor. sofarada istediği şeyler için bizimle kavga ediyor :)

keçi sütü serbest olduğu için ona atıştırmalık şeyler yapabiliyorum. kek kurabiye poğça tarzı aralarda atıştırabileceği yiyecekler hazırlıyorum. şuanda 8 kilo ve kilomuz yaşımıza göre baya düşük. o yüzden beslenmesine elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum.

bizim doktorumuz bebek doğunca ilk muayenesinde bütün annelere inek ürünleri yememelerini tavsiye ediyor. keçi sütü ürünlerini tüketmelerini söylüyor. ama biz maalesef hastalık olmadan önce bunun nedemek olduğunu anlayamadık.

şayet bu yazıyı bebeğiniz hasta olmadan önce okuduysanız henüz hamileyseniz yada yeni doğum yaptıysanız lütfen emzirme sürecinde inek sütü ürünleri tüketmeyin. ek gıdaya başladığındada bebeğinizin gıdalarını yine keçi sütü ürünleriyle hazırlayın. bunu hiç yaşamayan birine anlatmak biraz zor geliyor ama yaşayanlar bu hastalığın ne kadar zor ve sarsıcı olduğunu bilirler.

şayet bebeğinizde geçmeyen ateş, öksürük, sümük, kusma, isal, iştahsızlık, gelişim geriliği, kakasında kan varsa ve doktorunuz süt alerjisinden şüphelenmediyse siz doktorunuzu uyarın yada doktorunuzu değiştirin. ben ömer asafa sütlü gıda yedirdiğimde yüzüne değen yerler kızarırdı. ben cildi alerjik bi bebek olduğu için hiç şüphelenmemiştim. şayet bebeğiniz size böyle sinyaller veriyorsa benim gibi geciktirmeyin.

bu hastalığın tek tedavisi süt diyeti. bunun ne kadar süreceği belli olmuyor her çocukta farklı zaman diliminde geçebiliyor. hiç geçmeyen nadir vakalarda olabiliyormuş. bizde yaşayıp göreceğiz. Rabbim dermansız dert vermesin...

Sağlıcakla kalın...








0 yorum:

Hatice Sultan'ın geniz eti ameliyatı

1/13/2017 05:00:00 ÖS AysemceLife 4 Comments

ameliyat-geniz eti

Yorgun anneden selamlar...

bu yıl karar verdim ki artık benim hayatım diye bir şey yok. çocukların sağlığı, çocukların yemeği, çocukları gezmesi, çocukların arkadaşı, çocukların oyunu, çocukların alışverişi liste uzar gider...

biraz sitemkar bi başlangıç oldu ama inanın çok yorgunum iki küçük çocukla hayat çok ama çok zor geçiyor...

gelelim güzel kızımın ameliyat hikayesine. maalesef iki çocuğum ve ben alerjik bünyeye sahibiz. alerji basit bir kelime gibi görünsede içeriği o kadar ayrıntılı ki. nerde ne zaman neye tepki vereceği belli olmuyor. buda anneyi çok hırpalıyor.

kızımın çok şükür bağışıklık sistemi baya iyi. doğduğundan beridir fazla hasta olmadı. klasik her bebekte olan diş çıkarırken ateşlenmelerimiz  falan oldu. onun dışında yaşadığımız bütün sıkıntılar alerjiden kaynaklandı. geniz eti bademcik sorunumuz sürekli baş gösterdi. ateşlenmeler gece horlama burun tıkanıklığı sürekli tekrarlar hale gelmişti.

düzenli gittiğimiz çocuk doktoru Ender Yaman son muayenesinde artık ameliyat olması gerektiğini söyledi. kendisi bize KBB doktoru önerdi. Bakırköy özel ENT tıp merkezi nde Dr Orhan Altınbaş.

Dr Orhan Altınbaş tan randevu alıp muayene olduk. muayene sonucunda doktorumuz geniz etleri çok büyük bademciklerde iltihap ve sol kulakta biraz sıvı birikmesi olduğunu söyledi. ardından pressure test yapıldı ve sonuç olarak acil ameliyat kararı alındı. zaten canıma tak etmişti. son zamanlarda gece uykularımız harap olmuştu. çocuk resmen uykuda boğuluyordu ve çırpınmaya başlıyordu. onu takip etmekten ve nefesinin sesinden bende uyuyamıyordum. 9 gün sonrasına ameliyat günü aldık ve hastaneden ayrıldık.

23 aralık cuma günü ameliyat olacağı için 21 aralık çarşamba kan testlerinin yapılması gerekiyordu ama gidip gelmek bize zor olacağı için kan testlerinin ameliyatla aynı gün yapılmasını rica ettim.

ameliyattan bir gece önce hastaneye götürmek için çanta hazırladım. 2 takım pijama, 3 takım iç çamaşırı, 2 çift çorap, terlik ve hikaye kitabı aldım. sevdiği bir oyuncağınıda çantamıza koyduk. zaten şimdi hastane odalarında televizyon olduğu için çizgi filmle falan oyalanabiliyorlar. kendim içinde yedek kıyafet aldım yanıma. bizde olmasada bazı çocuklarda anesteziden dolayı kusma olabiliyor.

cuma günü 12 saat açlıkla sabah 6.30 da İstanbul Bahçelievler Aile Hastanesine giriş yaptık ve yatış işlemlerimiz yapıldı. odamıza yerleştik ve Hatice Sultandan test için kan alındı. anestezi doktoru odamıza gelip kızımla ilgili bazı bilgiler istedi. test sonuçlarında bir sıkıntı olmadığını söyledi.

ameliyattan yarım saat önce dormikum verildi. her eve lazım bişeydir kendisi :) dormikumdan sonra Hatice Sultan pamuk şekeri gibi oldu :) hemşiremiz ameliyat önlüğünü getirdi üzerini değiştirdik sedyeye yatırdık ve eşimle beraber ameliyathaneye kadar kızıma eşlik ettik. dormikumun etkisiyle hiç bir şeye sorun çıkarmadı. bizden ayrılırken bile garipsemedi. saat 8.15 te ameliyata alındı.

tam 45 dakika sonra kızımı odaya getirdiler. geldiğinde uyukluyordu. bir süre sonra ayılmaya başladı sonrası kabus gibiydi zaten. dakikalarca bağırarak ağladı. yataktan kendini atmaya çalıştı. yanına uzanıp sakinleştirmeye çalıştım. sakinleştikten sonra güzel bi uyku çekti.

doktorumuz odaya gelip durumuyla ilgili bilgi verdi. alınan parçaları gösterdi. gerçekten şok oldum o kadar büyüktü ki geniz etleri çocuğun nefes alması mucizeymiş aslında. çok şükür ameliyatımız güzel geçmiş kulaklarına hiç dokunulmamış ve bademciklerinin sadece iltihaplı kısmı alınmış.

doktorumuz bir hafta yumuşak gıdalar yemesini söyledi. ameliyattan 2 saat sonra dondurma yedirdim su içirdim. daha sonrasında hep yumuşak yemekler hazırladım. çorba, puding, sütlü tatlılar, meyveli yoğurt vs.. en katı gıdası makarna oldu. daha sonra yavaş yavaş katı gıdalara geçiş yaptık. bu süreçte biraz zorlandık tabiki canının istediği şeyler oldu biz yemesine müsaade etmedik biraz mızmızlandı.

ameliyattan sonra ilaç olarak antibiyotik ve ağrı kesici ateş düşürücü şuruplar kullandık. çok şükür sorunsuz atlattık.

en zorlandığım konu ise konuşması oldu. konuşması garip bi hal aldı söyledikleri hiç anlaşılmıyordu. doktorumuz önceden bizi uyardığı için kafam rahattı ama kızım bize çok sinirleniyordu. bişey söylediğinde anlamadığımız için defalarca tekrar ettiriyorduk.

uzun zamandır gözümüzde büyüyen ameliyat hikayesini sorunsuz atlattık çok şükür. eğer çocuğunuzda geçmeyen şikayetler varsa ihmal etmeyin. vakitlice ameliyatını yaptırın. zaten hiç büyütülecek bişeyde yokmuş. yarım günde ameliyatımızı olup evimize geldik ve hayatımıza kaldığımız yerden devam ettik. daha ilk geceden uykuları düzene girdi. horlamadan tıkanmadan rahat rahat uyudu.

doktorumuzu da sonuna kadar tavsiye ederim. muayene ücreti biraz yüksek ama kesinlikle değer. çocuğa yaklaşımı bizi dinlemesi sorularımıza sabırla cevap vermesi bizi çok mutlu etti. ameliyatı da çok başarılı ameliyat sonrası ilgisi de tatmin edici.

Rabbim bütün evlatlara sağlık versin. sevgiyle kalın...






4 yorum:

Aysun the SÜTÇÜ

1/12/2017 07:35:00 ÖS AysemceLife 2 Comments

aysunthesutcu-gundonumu-8100


o sütçülerin kraliçesi, o bir kadın, o bir girişimci, o bir anne, o ineklere fısıldayan kadın...

ah istanbul diyerek başlasam içimdeki üzüntüyü anlarmısınız???

şehir hayatının mağdurlarıyız diyorum ben. yeşile hasret, temiz havaya hasret, sağlıklı gıdaya hasret.

en büyük hayalim çocuklarımı küçük bir kasabada çiftçilik yaparak büyütmekti ama nasip işte İstanbulun en kötü semtlerinden birinde büyütüyorum.

hal böyle olunca elimden geldiğince sağlıklı yaşamak adına çırpınıyorum bir anne olarak.

köy hayatınıın az çok tadını almış biri olarak hazır gıdaları çok sevmiyorum. eşimde köyde büyüdüğü için oda hazır gıdalardan hiç haz etmez. özellikle süt ürünleri konusunda hazır gıdaların tadı çok suni geliyor. yıllardır yoğurdumu kendim evde yapıyorum. eşim ve çocuğumda sevdiği için bizim eve yoğurt dayanmıyor.

istanbulda yaşayanlar iyi bilirler dürüst temiz sütçü bulmak çok zordur. deneye yanıla biyer buldukmuda bırakmayız:)

bende yıllardır farklı farklı çiftliklerden süt aldım. ama hepsi birbirinden okadar farklıki taze sütten soğuyacak noktaya geldim. internetten araştırırken aysun hanımla ilgili bir yazıya rastladım. kendisine mail yoluyla ulaştım fakat adresten dolayı süt teslimatı yapılamadı. bu sene bir ümit internet aracılığıyla kendisi sesime kulak verdi ve teslimat yapıldı.

aysun hanım çok güzel bir sistem kurmuş. istanbulun farklı bölgelerine her gün süt teslimatı yapılıyor. benim bölgeme cuma günleri teslimat var. perşembe günü sabahları cep telefonuma mesaj geliyor siparişim alınıyor ve cuma günü siparişim eve teslim ediliyor.

Aysun hanım ineklerinin bakımı beslenmesi sütün sağımı ve hijyeni açısından çok titiz bir insan. sosyal medyadan takip edenler bilirler, çiftliğinin sürekli ziyaretçileri ve kalıcı misafirleri oluyor. onu bir tek Türkiyeden değil yurt dışındanda takip edip ziyaret eden sevenleri var. kısmet olursa bu yaz bende çocuklarla çiftliğini ziyaret etmek istiyorum.

aylardır sütümü tereyağımı peynirimi Aysun hanımın 8100
Gündönümü çiftliğinden alıyorum. sütümü ocağa koyup kaynatırken kokusu beni köyüme götürüyor resmen :) tereyağı ayrı bir keyif sanki yayıktan yeni çıkmış gibi taze mis kokulu.

sütümü aldığım gün bizde bayram oluyor. hemen 2 kilosundan sütlaç yapıyorum. 5 kilosundan yoğurt mayalıyorum. 3 kilosunu dolaba kaldırıyorum günlük kullanmak için.

Birilerinin bu işi severek yapması ve onun bir kadın ve anne olması müthiş bi mutluluk. iyiki varsınız Aysun hanım burdan size tekrar tekrar teşekkürlerimi sunuyorum...




2 yorum:

frambuazlı yaş pasta

1/10/2017 10:46:00 ÖS AysemceLife 2 Comments

pasta


Geçen hafta oğluşumun doğum günü vardı. çekirdek aile olarak kutlayalım dedik. eşim ismi bilindik bir pastaneden frambuazlı pasta aldı.  büyük bir iştahla pastadan bir çatal aldım almaz olsaydım. meyvesi bozuk kokuyor ve ekşimiş. verdiğimiz parayamı üzülelim pasta hevesimiz kursağımızda kaldı onamı üzülelim bilemedik.

bugünde misafirim gelecekti hadi Ayşe dedim üşenme güzel bi pasta yap. profesyonel bir çalışma olmasada lezzeti harikulade bir pasta olmuş. tarifini unutmadan sıcağı sıcağına yazayım dedim.

PANDİSPANYA İÇİN:
4 yumurta
1 su bardağı şeker
1 su bardağı un
3 yemek kaşığı sıvı yağ
3 yemek kaşığı sıcak su
1 vanilya
1 kabartma tozu

ÜST GANAJ İÇİN:
100 ml krema
200 gr beyaz çikolata

ARA GANAJ İÇİN:
150 ml krema
150 gr sütlü çikolata
50 gr bitter çikolata

PASTANIN ARASINA KOYMAK İÇİN:
1 kase frambuaz

PANDİSPANYAYI ISLATMAK İÇİN:
süt yada meyve suyu


İlk olarak üst ganaj için kremayı ısıtıyoruz kaynamadan altını kapatıyoruz. içine beyaz çikolataları kırıyoruz ve pürüzsüz kıvama gelene kadar karıştırıyoruz.

ara ganaj içinde aynı işlemi yapıyoruz kremayı ısıtıp sütlü ve bitter çikolatayı içine kırıp pürüzsüz kıvama gelene kadar karıştırıyoruz.

ganajlar soğuyunca buz dolabına kaldırıyoruz. biz pandispanyamızı yapana kadar soğuması gerekiyor.

yas-pasta

pandispanya için iki ayrı karıştırma kabı alıyoruz. birine yumurtanın sarılarını diğerine yumurtanın beyazlarını koyuyoruz. şekerin yarısını beyazlara yarısını sarılara koyuyoruz.

yumurta beyazlarını mikserle çırpıyoruz önce köpürüp daha sonra krema kıvamına gelecek.

daha sonra sarıları çırpıyoruz. sarılarda homojen hale gelince sıvı yağı ve suyu ilave ediyoruz biraz daha çırptıktan sonra unu vanilyayı kabartma tozunu eleyerek ilave ediyoruz. mikserle tamamen karışana kadar çırpıyoruz. artık mikserle işimiz bitti.

yumurta sarılarıyla hazırladığımız karışımı yavaş yavaş beyazlara ilave edip spatula yada tahta kaşıkla karıştırıyoruz ve nazikçe tamamen karışana kadar devam ediyoruz.

kelepçeli kalıbımızın altına pişirme kağıdı koyup karışımı döküyoruz. kalıbı bir iki kere tezgaha vuruyoruz. 170 derece fırında 25-30 dakika pişiriyoruz.

pasta

piştikten sonra fırının kapağını açıyoruz pandispanya soğuyana kadar bekliyoruz. soğuduktan sonra fırından alıyoruz.

pandispanyayı bıçak yada ip yardımıyla eşit şekilde ikiye bölüyoruz. her iki parçayı süt yada meyve suyuyla ıslatıyoruz. arasına ganajımızı eşit şekilde sürüyoruz. çatalla ezdiğimiz frambuazı yine eşit şekilde dağıtıyoruz. diğer parçayı üzerine kapatıyoruz.

beyaz ganajı en üste eşit şekilde sürüyoruz. ben kenarları kötü görünmesin diye file fındıkla kapladım. üstünede toz fıstık serptim. süsleme kısmı tamamen size kalmış evdeki malzemeye ve zevkinize göre şekillendirebilirsiniz.

buzdolabında dinlendikten sonra servis yapabilirsiniz. dinlenme süresi ne kadar uzun olursa okadar lezzetli oluyor.


Afiyet şifa olsun...







2 yorum: